Tayvanlı Genç, Namaz İçin Cemaat Bulma Uygulaması 'Wahdapp'ı Geliştirdi

Türkiye'de üniversite öğrenimi gören Tayvanlı Ping Abdullah Cheng, öğrenci yurdunda cemaatle namaz kılma düşüncesinden yola çıkarak birlikte namaz kılacak insanlar bulmak için Wahdapp uygulamasını geliştirdi.

Türkiye'de üniversite öğrenimi gören Tayvanlı Ping Abdullah Cheng, ismi Arapçada "Birlik" anlamına gelen "Wahda" kelimesinden türetilen Wahdapp'i ve uygulamanın geliştirilmesi sürecini anlattı.

Diplomat babasının görevi nedeniyle 7 yıl önce Türkiye'ye gelen ve Ankara'daki lise eğitiminin ardından Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri bölümünde üniversiteye başlayan 21 yaşındaki Cheng, bu yıl son sınıfta.

Suudi Arabistan'da doğan, Belçika, Tayvan ve Ankara'da büyüyen Cheng, üniversite yurdundaki Pakistanlı ve Azerbaycanlı oda arkadaşlarının yokluğunda cemaatle namaz kılmak için Wahdapp uygulamasını geliştirdi.

Uygulama, yalnız başına namaz kılmak istemeyenler için ya da Müslümanların okudukları, çalıştıkları veya yaşadıkları yerlerde bir araya gelerek ibadet edebilmeleri için buluşma ortamı oluşturuyor.

Wahdapp'ta bulunan harita üzerinden 30 kilometrekarelik bir alan içinde oluşturulan cemaat davetleri görülürken kullanıcılar isterse bir davet oluşturarak insanları cemaate çağırabiliyor.

Uygulamada kadınların oluşturduğu cemaat davetini sadece kadın kullanıcılar görüyor. Ancak erkek kullanıcılar müsaade ettiği takdirde davetleri kadın kullanıcılar tarafından da görülebiliyor.

Kullanıcılar sadece 5 vakit namaz için davet oluşturmuyor, cuma ve cenaze namazları için de uygulama üzerinden bir araya gelmek mümkün.

Kullanıcıların davet oluştururken namazın kılınacağı yeri, saati, katılımcı sayısını ve katılanların cinsiyetlerini girmesi de gerekiyor.

"Keşke bir uygulamayla onu çağırsak"

Cheng, uygulamayı geliştirme fikrinin üniversite yurdundaki odasında ortaya çıktığını anlattı.

Üç kişilik odadaki bir oda arkadaşının cemaatle namaz kılınacağı zaman "kaybolduğunu" söyleyen Cheng, "O yüzden diğer oda arkadaşım, 'Keşke bir uygulama olsa da onu çağırsak ne güzel olur' dedi. Ben de böyle bir uygulama neden yok diye sordum ve bu fikri geliştirmeye başladım." diye konuştu.

Camide cemaat dağıldıktan sonra yeni bir cemaat kurarak namaz kılmak isteyenlerin bu uygulama aracılığıyla cemaat oluşturacağını veya hazırda oluşmuş bir cemaate katılabileceğini aktaran Cheng, uygulama ile Müslümanların az yaşadığı yerlerde birbirlerini bulmasının da sağlanacağını vurguladı.

Uygulamadaki cemaatin oluşturulacağı yer bilgileri kısmına ofis katı ve oda gibi bilgiler de yazılabileceğini dile getiren Cheng, "Mesela Amerika'da bir Müslüman çok büyük bir ofiste çalışıyor ve sadece kendisinin Müslüman olduğunu biliyor. Belki ofiste namaz kılacak bir oda var ve o odada bir davet oluşturursa o ofiste başka Müslüman da bu daveti görecek ve tanışacaklar." ifadelerini kullandı.

Cheng, uygulamanın dünyada Müslümanları bir araya getirmeyi hedeflediğini belirterek, "Uygulamanın ismi Wahdapp. Wahda Arapçada birleşmek demek. Bu uygulamanın hedefi Müslüman dünyasını birleştirmek." dedi.

Dua isteme uygulaması da yolda

Cheng, şu anda 3 bin test kullanıcısı tarafından kullanılan ücretsiz uygulamada hiçbir reklam bulunmadığını, bu nedenle bağış kampanyası başlatacağını anlattı.

Kampanyanın başlamasıyla uygulamanın tanıtılmaya başlayacağına işaret eden Cheng, uygulamada yeni özellik ve yeni uygulama planlarından da söz ederek, "Şu anda kullanıcılar sadece 'Katıl' butonuna basarak cemaate katılıyor ancak ben bir konuşma odası eklemek istiyorum. Başka bir fikrim de dua istemek için. 'Bugün bir sınavım var herkes benim için dua etsin' gibi bir şey." diye konuştu.

Uygulamanın turistler için de faydalı olacağının altını çizen Cheng, "Geçen sene Japonya'ya gittim ve nerede namaz kılınır bilmiyordum. İnsanlar bu uygulamayı kullanırsa, yeni bir ülkeye gittiğinizde nerede namaz kılabileceğinizi hemen bulabilirsiniz." dedi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.