Yedi Yaşındaki Nisanur Umre İçin Nasıl Para Biriktirdi?

Yedi yaşındaki Nisanur’un umre hayali için çikolata ve dondurmasından vazgeçerek para biriktirmesinin ibretlik hikâyesi.

“İşten artmaz, dişten artar.” sözü, büyüklerin dişinden tırnağından artırarak tasarrufta bulunmalarını açıklar. Hayret verici olan ise yedi yaşındaki bir kız çocuğunun umre niyetiyle çikolatasından, dondurmasından artırarak para biriktirmesidir.

SAMİMİ NİYETLE HACCA VE UMREYE GİDENLERİN HİKÂYELERİ

Ulu Türkistan, insanın hayretini artıran bir coğrafyadır. Bazı insanlarda öyle tevekkül haline şahit olunur ki “Saçı başı dağınık, eli yüzü tozlu, kapılardan kovulmuş öyleleri vardır ki, bu iş şöyle olacak diye yemin etseler, Allah onların dediğini yapar.” (Müslim, Birr 138) hadisini hatırlatır.

2000'li yıllarda, 20 yaşlarında imkânı kısıtlı bir hoca hanım sürekli, “Ben bu yıl hacca gideceğim.” dermiş. Arkadaşları, “Ayakkabın yırtılsa yenisini alacak imkânın yok, bu halinle hacca mı gideceksin?” diyerek gülerlermiş. Bir gün, “Ben hacca gidiyorum.” diyerek çantasını alıp çıkmış. Arkadaşları “şaka yapıyor” diyerek inanmamışlar. Babası, hac işlemlerini kızına söylemeden başlatmış. Yola çıkma zamanı, “Kızım hacca gidiyoruz, hadi eşyalarını hazırla.” demiş ve otobüsle yola düşmüşler. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in, “Allah'ım, hayretimi artır.” duası aklımıza geldi. Mübarek topraklara varmak cüzdan değil, samimi bir niyet de istermiş.

Batken şehrinde yaşlı bir teyze imkânsızlıklar içinde, kayısı bahçelerinden elde ettiği gelirle yetinip emekli maaşına dokunmadan, “Bu umre param.” diyerek biriktirirmiş. Umreye gitmek istediği yıl kutuyu açtığında ne eksik ne fazla, umre parası çıkmış ve kızıyla umreye gitmiş. Kızı, “Annemle hacca gitmeye niyet ettik.” dediğinde, “Gidersiniz; siz bu saflıkla, samimi niyetle.” dedim.

YEDİ YAŞINDAKİ NİSANUR’UN UMRE İÇİN BİRİKTİRDİĞİ PARA

Gelelim “Sanki Yedim Umre” hadisesine. Nisanur; yedi yaşında, çekik gözlü bir Kırgız kızı... Küçük yaşta gönlünü Kâbe’ye kaptırmış, “Umreye gideceğim.” deyip duruyor. En sevdiği yiyecekleri; çikolatasını, dondurmasını, cipsini yemeyerek parasını biriktiriyor. Tarih tekerrürden ibarettir. Bu hadise bize "Sanki Yedim Camii" hikâyesini hatırlattı. Osmanlı döneminde Keçecizade Hayreddin Efendi, bir cami yaptırmak istemiş. Ne zaman ki canı bir şey istese “Sanki yedim!” deyip parasını bir kenara koymuş. Bu şekilde biriktirdiği paralarla Fatih Zeyrek’te cami yaptırmış.

Nisanur’a kaç yıldır para biriktirdiğini sorduğumda, “Üç yıl.” dedi. Dört yaşından bu yana harçlık alınca dedesine götürür, “Umre için sakla.” dermiş. Evde parayı bırakmamasının sebebi; ablası, biriktirdiği parayı bulunca harcıyormuş. Annesine, “Harçlık verdiğinizde hiç harcamıyor mu?” diye sordum. Annesi: “Okula giderken veriyoruz, harcamadan getiriyor.” dedi. “Paran ne kadar oldu?” diye sorduğumda, “50.000 Som (572 Dolar)” cevabını verdi.

İmam Gazali, “Çocukta ilk ortaya çıkan istek, yeme içme arzusudur.” der. Yeme içme isteği, zamanla tüketimle beslenen, haz odaklı bir arzuya dönüşür. Bütün dürtülerin uyarıldığı tüketim çağında, küçük kızın markete dondurma almak için koşmak yerine umre niyetiyle para biriktirmesi, güçlü bir iradeye sahip olduğunu gösterir. Bir arkadaş, kızın bu disiplinini duyunca, “Bu yaşta yeme hırsına hâkim olabiliyorsa büyüyünce inşallah evliya olur.” dedi.

Psikolojide "Şeker Deneyi" vardır. Bir odadaki çocuklara şeker verip bir süre yememelerini söylerler. Bir bölümü sabredip yemez, bir bölümü ise dayanamayıp yer. Yıllar sonra şekerleri yemeyip hazlarını erteleyenlerin daha başarılı oldukları gözlemlenmiş.

Nisanur’da umre sevgisinin oluşmasını annesi şöyle anlattı: “Hamilelikten beri hep sohbetlerdeydim. Doğunca da kızımla Kur'an kursunda bulundum. Kızımda, sohbet ve dersleri duya duya muhabbet oluştu…”

“Ağaç kökten, insan kulaktan sulanır.” Kulaktan beslenen çocuk ya evliya olur ya da eşkıya. Müzik, dizi ve film sektörüne milyarlar akıtılması, nesillerin Allah dostu olması için değildir.

“Umrede ne yapacaksın?” diye sorduğumda, “Allah’ın evini, Kâbe’yi kucaklayacağım.” dedi. Medine’de de Allah Rasûlü’ne selam verecek ve nasıl para biriktirdiğini anlatacakmış.

Günümüz dünyası; tüketimi ve hazzı hayatın merkezine koyan, hız çağıdır. Popüler kültür, nefsani arzuların tatmini için "şimdi, hemen" diye kışkırtır. Tüketim tsunamisine karşı irade eğitimi ve gönül terbiyesi her zamankinden daha çok gerekir.

Büyükler, hangi arzularını “sanki yaşadım” diyerek öteleyebiliyor?

Arzularının kölesi olmaktan kurtulan kimse, asıl hürriyeti elde etmiş olur.

Umre nasip olacağına inandığım Nisanur’a, Peygamberimizin umreye giden Hz. Ömer’e “Bizi duadan unutma, kardeşim!” demesi gibi sesleniyoruz: “Ey saf çocuk! Dualarında bizi de unutma!”

Kaynak: Hatice Şahin, Altınoluk Dergisi, Sayı: 486

İslam ve İhsan

UMRE NASIL YAPILIR?

Umre Nasıl Yapılır?

HAC VE UMRE HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Hac ve Umre Hakkında Merak Edilenler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle