Ahirete İman

Kıyâmette İlk Sorulacak Beş Sorudan Biri

İslâm, gıda üzerine büykr hassâsiyet gösteriyor. Zaten kıyâmette ilk sorulacak beş sorudan biri; “Nereden kazandın, nereye sarf ettin?” olacak.

Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz Nasıl Ölürseniz Öyle Dirilirsiniz

Ölümü nasıl karşılamalıyız? “Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur” hadisinin anlamı.

Kıyâmet İçin Ne Hazırlık Yaptın?

Bir kimse geldi ve Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’e: “Kıyâmet ne vakit olacaktır, kopacaktır” dedi. Fahr-i Kâinat (s.a.s.) Efendimiz’e: “Kıyâmet için ne hazırlık

Ahirette Hayvanların Hesabı Nasıl Olacak?

Mahşerde hayvanların hesabı nasıl olacak? İslam tarihinden hayvan misalleri.

Kıyamet Alametleri Madde Madde

Kıyamet alametleri nelerdir? Kıyametin alametleri nasıl olacak? Kıyamet alametleri olan deccal, yecüc mecüc, dabbe gibi olaylar nasıl gerçekleşecek? Kıyamet ala

Suret ve Hayal Peşinde Koşan Gafil İnsanın Hali

Hazret-i Mevlânâ, suret ve hayal peşinde koşan gafil insanın halini nasıl tasvir ediyor? Böylelerinin hayatını neye benzetiyor?

Ahirette Günah ve Sevapların Tartılacağı Yer

Mîzan nedir, ne anlama gelir? Mizan nerede kurulacak? Adalet terazisi olarak bilinen ahirette insanların amellerinin tartılacağı teraziye ne denir?

Kabir Ziyaretinin Önemi

Kabir ziyaretleri, ölümü tefekkür etmek için tâbir-i câizse biçilmiş kaftandır, büyük bir fırsattır. İslam’da kabir ziyaretinin önemi.

İslam’da Cehennem Nedir? | Cehennem Neden Var?

Cehennem nedir? Cehennem nasıl bir yerdir? Cehennem’e götüren zahiri-batini haramlar nelerdir? Cehennem neden var? Kimler cehenneme girecek? Cennet ve Cehennem

Peygamberimizin Dilinden Kabir Hayatı

Kulun kabirdeki imtihanı nasıl olacak? Kabirde sorulacak sorular nelerdir? Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in kabir azabıyla ilgili gördüğü rüya…

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.