Namaz

Ayasofya’da İlk Cuma Namazı

Fatih Sultan Mehmed Hân, İstanbul’u fethettikten sonra Osmanlı geleneğine uyarak şehrin en büyük kilisesi olan Ayasofya’yı camiye çevirdi. Peki Ayasofya’da ilk

Cuma Hutbesi

Sözlükte “bir topluluk karşısında yapılan etkileyici konuşma” anlamına gelen hutbe, Cuma ve bayram namazı farzlarından önce okunur. Cuma namazı hutbesini dinlem

Cuma Namazının Hükmü Nedir?

Cuma namazı cuma günü öğle vaktinde kılınan namazdır? Cuma namazı Kuran'da geçer mi? Cuma namazının hükmü nedir? Cuma namazını üç defa mazeretsiz terk etmenin h

Diz Rahatsızlığı Olanların Namazı Sandalyede Kılması Caiz midir?

Dizlerinden rahatsızlığı olanlar sandalyede namaz kılabilirler mi? Namaz kılarken ayakta durmakta, oturmakta, eğilmekte güçlük çekenler için neler tavsiye edili

İmamın Hutbe Okuduğu Yere Ne Denir?

İmamın cuma ve bayram hutbelerini okuduğu yere ne nedir? Hutbe okunan yer ile ilgili bilgiler...

İmamın Namaz Kıldırdığı Yere Ne Denir?

İmamın namaz kıldırdığı yere ne ad verilir? Camide imamın namaz kıldığı girintili yere ne denir? İşte cevabı...

İmam Çorapsız Namaz Kılabilir mi?

İmam çorapsız namaz kıldırabilir mi? İşte cevabı...

Cemaatle Namaz Kılarken Abdest Bozulursa Ne Yapılır?

Cemaatle namaz kılan bir kimsenin abdesti bozulursa ne yapmalıdır? İşte cevabı...

Kıbleye Doğru Defnedilmediği Anlaşılan Bir Cenaze İçin Ne Yapılmalı?

Kıbleye yönelik olarak defnedilmediği sonradan anlaşılan bir cenaze için herhangi bir işlem yapılır mı?

Namazları İlk Vaktinde Kılmanın Önemi

Namazı vaktin sonunda kılmanın bir günahı var mıdır? Namazları ilk vaktinde kılmanın fazileti.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.