Yemek Duası

Yemekten sonra okunacak dualar yemek duaları hangileridir? Yemek duası neden okunur? Yemek duasını ezberlemenin ve okumanın fazileti nedir? Yemek duası Arapça, Türkçe okunuşu ve anlamı...

Yemek duası Arapça ve Türkçe okunuşu, anlamı ve yemek duasını okumanın fazileti... Peygamber Efendimiz (s.a.v) yemeklerden sonra birçok şekilde farklı yemek duası okumuştur. Bu sebeple yemek duası ile ilgili oldukça çok hadis-i şerif mevcuttur. Yemek duası, her sofranın bir ikram ve lütuf olduğu bilinerek Allah'a (c.c.) şükür, yenilen yemekten sıhhat, misafir isek ev sahibine bolluk ve bereket, günahlarının affı için okunur.

YEMEK DUASI İLE İLGİLİ HADİSLER

Yemeğe başlamadan önce "besmele çekmek" sünnettir. Hz. Ayşe (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu söyledi: “Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şayet yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutursa, hatırladığı anda ‘baştan sona bismillah’ desin.” (Ebû Dâvûd, Et`ime 15; Tirmizî, Et`ime 47)

YEMEĞE BAŞLAMADAN ÖNCE OKUNAN DUALAR - YEMEK DUALARI

  • Besmele

Okunuşu: “Bismillahirrahmanirrahîm.”

Anlamı: “Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile...

KISA YEMEK DUALARI

Peygamber Efendimiz okuduğu kısa yemek dualarının Arapça ve Türkçe okunuşları, anlamları...

Yemek Duası (1) - Ebû Ümâme –radıyallahu anh-’den mervîdir ki: Rasûl-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz yemekten sonra şöylece duâ etmişlerdir:

Yemek Duası Türkçe Okunuşu: "Elhamdülillahi kesiran dayyiben mübareken fihi ğeyra mekfiyyin velâ müvedde'in velâ müsteğnen a'nhü rabbena."

Yemek Duası Anlamı: Yâ Rabb! Sana, pek çok ve riya gibi şeylerden uzak ve yümn ü bereketi bulunan, nezd-i ulûhiyyetinde makbul olup merdûd olmayacak derece-i kemâl-i ihlâs üzere ve hiç bir sûrette kâfi görmiyeceğimiz ve dâima yapmaya devam edeceğimiz ve hiç bir surette bırakmıyacağımız ve kendisinden hiç bir vakit istiğna göstermiyeceğimiz bir hamd ile sana hamdederiz. Sen bizim Rabbimizsin; yani nîmetin her türlüsü ile bizi besleyen, yaşatansın.” (Buhârî, Et’ime, 54)


Yemek Duası (2) - Yine Ebû Ümâme’den (r.a.) rivayet olunduğuna göre Peygamber Efendimiz bir yemekten sonra şöyle duâ etmişlerdir:

Arapça okunuşu: "Elhamdülillahi rabbena ğeyre mekfiyyin velâ müvedde in velâ müsteğnen rabbena."

Anlamı:Sana hamd ederiz ey Rabbimiz! Nîmetinden müstağnî değiliz. Her dâim senin in’âm ve it’âmına; yani bize nîmet verip yedirmene muhtacız. Bu taam da vedâ taamımız olmayıp daha çok hayırlı ömürler ihsan ile, nankörlük edilmeyen, dâima şükür edilen nîmet ver ey Rabbimiz, yani sana dâima şükredeceğiz.” (Buhârî, Et’ime, 54)


Yemek Duası (3) - Bir defasında da şöyle demişlerdir:

Arapça okunuşu: "Lekelhamdü rabbena ğeyre mekfiyyin velâ müvedde in velâ müsteğnen rabbena."

Anlamı: Yâ Rabb! Sana hamd ederiz. Bu hamdimiz senin ihsan etmiş olduğun nîmetlerine mukabil olamaz, ve senin azamet-i ulûhiyyetin ve rubûbiyyetin hakkını îfâya asla kâfi değildir. Sana gerektiği gibi hamdedemediğimiz için aczimizi arzederiz. Ey Rabbimiz! Zîrâ nimetlerini saymak mümkün değildir.

Arapça okunuşu: "Elhamdülillahillezi kefana vê ervana ğeyre mekfiyyin velâ mekfürin."

Anlamı:Allah Teâlâ Hazretlerine hamdederiz. Bize kifayet edecek derecede yemek ve sâir nimetlerini ihsan buyurdu. Yedirdi ve kanasıya içirdi. Allah Teâlâ Hazretleri’nin azamet ve ulûhiyyetinin hakkını tamamiyle îfâ edebilmek kâbil değildir. Ve Allah Teâlâ Hazretleri’nin sayılmayacak kadar çok nimetleri hiç bir sûretle inkâr edilemez.” (Buhârî, Et’ime, 54)


Yemek Duası (4) - Peygamber Efendimiz yine buyurmuşlardır ki: “Allah Teâlâ Sizden herhangi birinize yemek yedirdiği zaman:

Arapça okunuşu: " Allahümme bârik lena fihi vê ed'imna h'eyren minhü. "

Anlamı:Ey Rabbimiz! Bunu bize mübarek ve bereketli kıl ve bize bundan hayırlısını yedir” desin.


Yemek Duası (5) - Yine Resûl-i Ekrem Efendimiz buyurmuşlardır ki:

“Bir yemek yediğiniz ve bir içecek içtiğiniz zaman zaman şöyle duâ edin:

Arapça Okunuşu: "Bismillahi ve billahillezi La yedürrü me'asmihi şeyün filerdi velâ fissemai ya heyyü ya kayyüm."

Anlamı: «Allah’ın ismiyle ve Allah ile. O ki, ism-i Celâl’i sayesinde ne yerde, ne de gökte hiç bir şey zarar veremez. Ya Hayy, ya Kayyûm!» dersen, o yediğin yahud içtiğinden sana hiç bir hastalık gelmez. İçinde zehir bile olsa.” (Ali el-Müttakî, XV, 249/40799)

SOFRA DUASI

Peygamber Efendimiz yemekten sonra şöyle de duâ ederlerdi:

Arapça Okunuşu: "Elhamdüllillahillezi yüd'imü velâ yüd'emü ve menne a'leyna fehedena vê ed'emena ve sekana vekülle belain hesenin eblan(a). Elhamdüllillahi ğeyra müvedde'in rabbi velâ mükafiin velâ menkürin vela müsteğnen a'nhü. Elhamdüllillahillezi ed'emena minedda'ami vesek'ana mineşşarabi vekesane minelü'ra ve hedana mineddelali ve besserana minela'ma ve feddelena a'la kesirin min helkihi tefdilen elhamdüllillahi rabbilalemin."

Anlamı:Dâima yediren ve kendisine hiç yedirilmeyen, bize ihsanda bulunan bizi doğru yola ulaştırıp da doyuran ve suya kandıran ve hep güzel vesîlelerle imtihan eden Allah’a hamdederiz. Yâ Rabb sana hamdediyoruz. Bu hamdimizi kâfi görmüyoruz, îfâ edilmiş saymıyoruz ve nankörlük etmiyoruz, nîmetlerinin hiç birinden müstağnî değiliz. Bize yemekten yediren, sudan içiren, çıplak iken giydiren, dalâlette iken hidâyete erdiren, görmezken gösteren ve bizi yarattıklarının pek çoğuna üstün kılan Allah’a hamd ederiz, çünkü hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.» (Hâkim, I, 731/2003)

YEMEK DUASI UZUN

Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s.) tarafından öğretilen yemek duâsı...

Yemek Duasının Türkçe okunuşu: "Elhamdülillahillezi et amena ve sekana ve cealena minel müslimin. Allahümmağfir verham vehfaz sahibet taami vel akiline ve limen sea fihi velicemiıl mü'minine vel mü'minat. Allahümme nevvir kulubena bi envari mehabbetike ve zikrike ya zel celali vel ikram. Allahümme ahyine hayaten tayyibeten bis-sıhhati ves-selameti vel-afiyeh. fiddini veddünya vel ahirah. İnneke ala külli şeyin Kadir. Allahümme inna nes'elüke temamen nığmeti ve devamel afiyeh ve husnel hatimeh. Allahümme zid ve la tenkus bi hurmetin nebiyyi sallallahü aleyhi vesellem. Ve bi hurmetil fatiha."

Yemek Duasının Anlamı:Bizi yediren, içiren ve müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun. Allah’ım! Yemek sâhibini, yiyenleri, sofrraya emeği geçenleri, bütün mü’min erkek ve kadınları mağfiret et ve onlara rahmet eyle! Allah’ım! Kalblerimizi muhabbetinin ve zikrinin nurlârıyla nurlandır, ey celâl ve ikrâm sâhibi Allah’ım! Allah’ım! Din husûsunda, dünyada ve âhirrette sıhhat, selâmet ve âfiyet üzere güzel bir hayât yaşamayı lutfeyle! Şüphesiz Sen her şeye kâdirsin. Allah’ım! Sen’den nîmetin tamâmını (İsllâm üzere ölüp cennete girmeyi), âfiyetin devvâmını ve hüsn-i hâtime ile (güzel bir hâl üzerre) vefât etmeyi isteriz. Allah’ım! Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhhi ve sellem- ve Fâtiha-i Şerîfe hürmetine nîmmetlerini artır, noksanlaştırma!

ÇOCUKLARA ÖĞRETİLEN KISA VE KOLAY YEMEK DUASI

"Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah elhamdülillah,elhamdülillah illezi et amena vesakana ve cealena minel müslimin . Ni’meti celilullah berekati halilullah şefaat ya resulallah. Nasib-i cennet, daim-i devlet, erenlerden immet, sofralara bereket, ölenlere rahmet, kalanlara sağlık selamet. Allahümme zid vela tenkus bi hurmeti suretil Fâtiha."

BENZER YAZILAR

İSLAM’DA YEMEK ADABI VE YEMEK DUALARI

İslam’da Yemek Adabı ve Yemek Duaları

YEMEKTEN SONRA OKUNACAK DUALAR

Yemekten Sonra Okunacak Dualar

PEYGAMBERİMİZİN SOFRA ADABI NASILDI?

Peygamberimizin Sofra Adabı Nasıldı?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Harika çok güzel istediğim duaları okudum teşekkürler...

    Çok güzel bir site başkalarında öneriyorum

    Tabi herkes beğenmez kiminin işine yarar kimine yaramaz herkes kendisi gibi konuşsun
    Ben kendim gibi konuşuyorum
    Herkes kendi düşüncesi gibi konuşsun

    Ben bu siteyi çok sevdim

    Tesekkurler.Farkli bilgiler vardi.

    Yemek duası için edindiğim bilgiyi en kapsamlı olarak buradan edindim.Teşekkürler değerli bilgilerileriniz için

    Harika benim çok işime yaradı

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.