Kamet Nasıl Getirilir?

"Kamet nedir? Kamet nasıl getirilir? Kamet ezana göre nasıl okunur? Sizler için "Kamet nasıl getirilir?" Arapça yazılışı ve "Kamet nasıl getirilir?" video olarak derledik...

Kâmet, farz namazlardan önce getirilir ve kamet getirmek sünnettir.

KAMET NEDİR?

Kamet, farz namazlardan önce, namazın başladığını bildiren ve ezan benzeri sözlerdir. İster cemaatle, isterse tek başına kılınsın, erkeklerin her farz namazdan önce kâmet getirmeleri sünnettir. Kaza namazlarında da kâmet getirmek sünnettir. Kamet getirmek namazın dışında bir sünnettir, getirildiğinde sevap kazanılır, getirilmediğinde sevaptan mahrum kalınır.

KAMET İLE EZAN ARASINDAKİ FARK

Kamet ezana göre daha hızlı okunur. Ezan ile kametin arasının bir miktar ayrılması gerekir. Ezan ile kamet arasında sünnet bulunmayan akşam namazında, ezan okunduktan sonra Fatiha suresini okuyacak kadar beklemek uygun olur.

KAMET NE ZAMAN GETİRİLİR? NE ZAMAN GETİRİLMEZ?

Bir camide, cemaatle vaktin namazı kılındıktan sonra, yeni bir cemaat oluştuğunda, aynı vakit namazının, cemaatle veya tek başına kılınması halinde, tekrar ezan ve kâmet okunmasına gerek yoktur. Bunun dışında eğer getirilmedi ise tek veya cemaat halinde kamet, her farz namazı kılınmadan önce okunur.

Beş vaktin farz namazlarında ve Cuma namazının farzında kamet getirilir. Kaza namazında da bu böyledir. Ancak Vitir, Teravih, Bayram, Cenâze ve Nâfile namazlarda kamet getirilmez. Kamet erkeklere has bir sünnettir. Kadınlar kamet getirmezler. Kamet cemaatın müstehab olan sünnetlerindendir. Kadınlar ve çocuklar bir arana gelerek namaz kılsalar bile kamet gerekmez. Namazlarından bazısı kazaya kalan namazlarını peşipeşine kılabilir. Bulunduğu yerden ayrılmadığı sürece tek kamet yeterli olur.

KAMET ARAPÇA YAZILIŞI - (Kamet Nasıl Getirilir Arapça)

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ - اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ - اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ

حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ - حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ

حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ - حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ

قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ - قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ

لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

KAMET TÜRKÇE YAZILIŞI VE ANLAMI

  • "Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (4 kere),
  • "Eşhedü en lâ ilâhe İllallah" (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur) (2 kere),
  • "Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir) (2 kere),
  • "Hayye ale's-salâh" (Haydi namaza) (2 kere),
  • "Hayye ale'l-felâh" (Haydi kurtuluşa) (2 kere),
  • "Kad Kâmeti's Salâh" (Namaz başladı) (2 kere),
  • "Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (2 kere),
  • "Lâ ilâhe İllallah" (Allah'tan başka ilâh yoktur) (1 kere).

EZAN DUASI ANLAMI, OKUNUŞU VE YAZILIŞI

Ezan Duası Anlamı, Okunuşu ve Yazılışı

5 VAKİT NAMAZ NASIL KILINIR?

5 Vakit Namaz Nasıl Kılınır?

NAMAZDA OKUNAN DUA VE TESBİHATLARIN ANLAMLARI

Namazda Okunan Dua ve Tesbihatların Anlamları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Allah razı olsun kaamedi öğrendım. :D eyw

    Teşekkürler

    çok sağlun allah rızasıyla kameti öğrendim

    söylediğiniz için teşekkürler

    Her namazdan sonra okunacak dua??

    Tskler Allah razi olsun sayenizde namaza basladim

    Kameti bilmiyordum öğrendim

    Farz namazlarından önce tek kılınan namazlarda kamet getirecekmiyiz

    • Hayır sadece farz namazlardan önce kamet getirilir. Kendin kılarken veya cemaatle fark etmez. Ayrıca kaza namazlarının farzlarında da kamet getirilmelidir.

    Mükemmel.. Bu sayede nasıl davranılması gerektiği konusunda bilgi sahibi oluyoruz..

    çok teşekkür ederim

    Allah emeği geçenlerden razı olsun

    Bu siteyi yapan tüm kardeşlerime teşekür ederim

    Bu site sayesinde yanlış bildiklerimi düzeltiyorum

    • ÇOK GÜZEL HER ŞEYİ ÖĞRENDİM

    لا "إله" إلا الله

    Çok güzel

    Ödevini bu site sayesinde yaptım çok teşekürler

    Teşekkürler :)

    Güzel

    Güzel...

    İyi

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.