PEYGAMBERİMİZ

Peygamberimizin Her Cumartesi Gittiği Mescid

Peygamber Efendimiz her cumartesi günü binekle veya yaya olarak Mescid-i Kubâ’ya gider ve orada iki rekat tahiyyetü’l-mescid namazı veya nâfile namaz kılardı.

Cuma Gününün Fazileti İle İlgili Hadisler

Müslümanların bayramı olan cuma gününün, pek çok fazileti vardır. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in cuma günü ile ilgili sözlerini (hadis-i ş

Ubede Bin Samit (r.a.) Kimdir?

 Ubâde Bin Sâmit -radıyallahu anh- Ensar'ın büyüklerindendir. İlk Akabe Biatı'nda İslâm'la şereflenen 12 sahabîden olan Ubâde (r.a.) İkinci Akabe'de de bulunmuş

Niyet ve Davranışlarla İlgili Hadisler (Ameller Niyetlere Göredir)

"Ameller niyete göredir..." hadisi şerifini nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Niyet ve davranışlarla ilgili hadisler nelerdir? Prof. Dr. Ömer Çelik an

Hz. Muhammed (s.a.v.) Kimdir?

Hz. Muhammed (s.a.v.) kimdir? Hz. Muhammed (s.a.v.) ne zaman ve nerede dünyaya gelmiştir? Allah’ın insanlığa gönderdiği son elçi ve son peygamber; Hz. Muhammed’

Peygamber Efendimiz’in Vefatı

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz kaç yaşında, ne zaman ve nerede vefat etti? Peygamberimizin (s.a.v.) vefatı Müslümanları nasıl etkiledi? Hz. Muhammed’in (s.a.v.) s

Kur'ân-ı Kerim Okumanın Fazileti İle İlgili Hadisler

Kur'ân-ı Kerim okumanın fazileti nedir? Kur'ân-ı Kerim okumanın insan üzerinde ki maddi ve manevi etkileri nelerdir? Kur'ân-ı Kerim okumanın fazileti ile ilgili

Tebük Seferi’ne Katılan ve Katılmayan Sahabiler

Tebük Seferi’ne katılan ve katılmayan sahabiler kimlerdir? Tebük Seferi’nden çıkarılacak dersler ve hikmetler.

Peygamberimizi Diğer Peygamberlerden Ayıran Özellikler

Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’i diğer peygamberlerden ayıran özellikler nelerdir? Peygamberimizden (s.a.s.) başka kimseye verilmeyen beş haslet.

Peygamberimizin Hira Mağarası’nda İnzivaya Çekilmesi

Cahiliye döneminde Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in Hira Mağarası’nda inzivaya çekilmesinin nedenleri ve hikmetleri.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.