TARİHİMİZ

Muhammed İkbal’in Şiirinde Osmanlı, Şehadet ve Ümmet Bilinci

Muhammed İkbal’in Trablusgarb Savaşı sırasında Osmanlı’ya destek ve ümmet bilincini anlatan şiiri ile Hind Müslümanlarının dayanışması aktarılıyor.

Fıtrat Değişmez: Akrep ve Kurbağa Hikâyesi

Akrep ile kurbağa hikâyesi üzerinden fıtratın değişmezliği, güven, ihanet, insan doğası ve ahlaki sorumluluk anlatılıyor.

İhtiyarın Hükümdara İbretlik Cevabı

Meşhur adil hükümdar Nuşirevan ile ihtiyar arasında geçen konuşma ve ihtiyarın ibretlik cevabından çıkarmamız gereken dersler...

Nakibül Eşraf Ne Demek?

Nakîbü’l-Eşrâf’ın ne anlama geldiği, Osmanlı’daki görevleri ve Ehl-i Beyt’e hizmette üstlendiği sorumluluklar aktarılıyor.

Otuz Yıllık Pişmanlık

Bağdat çarşısındaki yangın sonrası bir anlık gafleti sebebiyle otuz yıl istiğfar eden Seriyy-i Sakatî Hazretleri’nin ibretlik hassasiyeti ve kardeşlik dersi.

Kardeşinin Acısını Kalbinde Hissetmek

Şeyh Sâdî’nin kıssası üzerinden, mü’minin ümmet bilinci, merhamet duygusu ve din kardeşinin acısını kalbinde hissetme sorumluluğu ele alınıyor.

Hz. Ömer’in (r.a.) Gece Teftişinde Yaşanan İbretlik Olay

Hz. Ömer’in (r.a.) gece teftişinde doğum yapan bir kadına ve ailesine gösterdiği merhamet, fedakârlık ve adalet dolu ibretlik bir kıssa anlatılıyor.

Hz. Ömer (r.a.) Aç Çocukları Görünce Ne Yaptı?

Hz. Ömer’in (r.a.) gece devriyesinde aç bir aileye yardım ederek yemek hazırladığı, adalet ve merhametini ortaya koyan ibretlik kıssa.

Anadolu Tasavvufunda Hz. Peygamber’e Muhabbet ve Edebi İzler

Anadolu tasavvufunda Hz. Peygamber’e (s.a.v.) duyulan muhabbet, na‘t geleneği, mevlid kültürü ve edebî yansımalar ele alınıyor.

Allah Nerede Aranır?

Hz. Mûsâ’nın (a.s.) “Allah’ı nerede aramalıyım?” sorusuna verilen cevap üzerinden kalbi kırıkların yanında olmanın ve merhametin önemi anlatılıyor.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.