TARİHİMİZ

Hz. Hasan ve Hüseyin’in (r.a.) Abdest Öğretme Edebi

Hazret-i Hasan ve Hüseyin’in bir kişiye nezaketle abdest öğretmesi ve Peygamber Efendimiz’in temizlik ve misvak tavsiyeleri üzerinden ibadet adabı anlatılıyor.

Yokken Vermenin ve Kanaatin Bereketi

Hazret-i Âişe Vâlidemiz’in oruçlu iken son ekmeğini bir yoksula vermesi ve ardından yaşanan bereket ile kanaat örneklerinden biri.

Hazret-i Ebu Bekir Neden Mistah'a Yardım Etmeyi Sürdürdü?

Hazret-i Ebû Bekir'in (r.a.) affediciliği ve infaktaki örnek tavrından hareketle, ilâhî affa nâil olmanın Kur'ânî yolunu ve affetmenin faziletini öğrenin.

Davud-i Tai Hazretleri'nin Yetimlere İkram Hassasiyeti

Dâvûd-i Tâî Hazretleri'nin yetimlere merhamet ve infak anlayışını anlatan bu ibretlik kıssa, paylaşmanın ahiret kazancını gözler önüne seriyor.

Osmanlı’nın Adaleti ve Hoşgörüsüne Örnekler

Osmanlı’nın adalet, merhamet ve insanlık anlayışı; sömürgeci devletlerin zulmüyle tarihî örnekler üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendiriliyor.

Ali bin Muvaffak’ın Makbul Ameli

Ali bin Muvaffak’ın, hac için biriktirdiği parayı aç komşusuna vermesiyle ortaya koyduğu ihlâs, merhamet ve fedakârlığın bereketi anlatılıyor.

Hz. Hüseyin’in (r.a.) Kerbela Konuşması

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) sevgili torunu Hz. Hüseyin’in (r.a.) şehit edildiği Kerbela’da yaptığı konuşma...

Piyale Paşa’nın Vefası

Piyale Paşa’nın, Şehzâde Korkut’a ölümünden sonra da devam eden sadâkati ve vefâsını konu alan ibretlik bir Osmanlı hatırası.

Şeyhülislâm Mehmed Emin Efendi’nin Fakirlere Hizmeti

Şeyhülislâm Mehmed Emin Efendi’nin fakirlere hizmeti, cömertliği ve tevazusu ibretli bir hatıra üzerinden aktarılıyor.

Aşure Günü Gerçekleşen 7 Önemli Hadise

Aşûre günü, dünya tarihi boyunca büyük tecellilerin olduğu müstesna bir gündür. Peki Aşure gününde neler yaşandı? İşte Aşure günü meydana gelen 7 önemli hadise.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.