Ebussuud Efendi’nin Karınca Fetvası: Kanuni’ye Verdiği Cevap

Kanûnî Sultan Süleyman ile Ebussuûd Efendi arasında geçen karınca kıssası, adaletin, merhametin ve mahlûkatın hukukuna riayetin anlamını gözler önüne seriyor.

Bir gün Kânûnî Sultan Süleyman, sarayın bahçesinde armut ağaçlarını kurutan karıncaların öldürülebilmesi için Şeyhülislâm Ebussuûd Efendi’den şu beyitle fetvâ istedi:

KARINCA FETVASI

Dırahta[1] ger ziyân etse karınca,

Zararı var mıdır ânı kırınca?

Padişah’ın bu fetvâ talebi üzerine, Ebussuûd Efendi de bir beyitle şu cevâbı verdi:

Yarın Hakk’ın dîvânına varınca,

Süleyman’dan hakkın alır karınca!..

Hisse:

Cenâb-ı Hak bütün mahlûkâtı insana âmâde kıldığı gibi, onların hukukuna riâyeti de ilâhî bir imtihan mevzuu kılmıştır.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yanık bir karınca yuvası görmüştü. Bu hâl, O’nun rakik kalbini dehşete sevk etti. Büyük bir teessürle şöyle buyurdu:

“Kim yaktı bunu! Ateşle azap vermek, sadece ateşin Rabbine mahsustur!” (Bkz. Ebû Dâvûd, Cihâd, 112/2675)

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, insanlara eşsiz bir şefkat ve nezâket sergilediği gibi, hayvanlara ve bitkilere karşı da müstesnâ bir hassâsiyet sergilerdi:

Yavrularını emziren bir köpeğin ürkütülmemesi,

Yuvalarındaki kuşların rahatsız edilmemesi,

Süt sağacak kimselerin hayvana eziyet vermemek için tırnaklarını kesmeleri, bütün sütü almayıp yavrularına da bırakmaları,

Kesilecek hayvanların gözü önünde bıçak bilenmemesi,

Yaş bir dalın gereksiz yere koparılmaması ve benzeri hususlarda sayısız îkazda bulunarak, Hâlık’ın şefkat nazarıyla mahlûkâta bakış tarzını ve mahlûkâtın hukukuna riâyeti, ümmetine tâlim buyurmuştu.

Bu nebevî ahlâkın tarihimize akseden fazîlet tablolarından biri, yine Kânûnîʼye âittir. Kânûnî Sultan Süleyman, Süleymaniye Câmiiʼni inşâ ettirdikten sonra, mimarlar, kalfalar ve bütün işçilerle helâlleşmiştir. İnşâ sırasında çalıştırılan hayvanların hakkı için dahî hassâsiyet göstermiş ve şu tâlimâtı yazdırmıştır:

“Yorgun hayvan dinlendirilecek ve aslâ aç bırakılmayacak…”

İşte ruhları dinlendiren Süleymâniye Câmiiʼnin mîmârî ihtişâmı kadar mânevî ihtişâmının temelinde de bu nevî hassâsiyetler bulunmaktadır.

Dipnot:

[1] Dıraht: Ağaç.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

MANEVİ TERAKKÎNİN ANAHTARI: YARATILANA MERHAMET

Manevi Terakkînin Anahtarı: Yaratılana Merhamet

YARATILANA ŞEFKAT VE MERHAMET İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Yaratılana Şefkat ve Merhamet ile İlgili Örnekler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle