Susamış Köpeğe Su Veren Adamın Mükâfatı
Susamış bir köpeğe su veren adamın Allah’ın rahmetine kavuşmasını anlatan bu hadis, mahlûkata merhametin ve iyiliğin önemini gözler önüne seriyor.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
SUSAMIŞ KÖPEĞE SU VEREN ADAMIN MÜKÂFATI
“Vaktiyle bir adam yolda giderken çok susadı. Bir kuyu buldu, içine indi, su içti ve kuyudan çıktı. Bir de ne görsün; bir köpek, dili bir karış dışarıda soluyor ve susuzluktan nemli toprağı yalayıp duruyor. Adam kendi kendine;
«−Bu köpek de tıpkı benim gibi pek susamış!» dedi. (Bir vicdan muhâsebesi yaptı.)
Hemen kuyuya indi, ayakkabısını su ile doldurdu, onu ağzına alarak yukarıya çıktı ve köpeği suladı. Adamın bu hareketinden Allah Teâlâ hoşnud oldu ve onu bağışladı.”
Sahâbîler:
“−Ey Allâh’ın Rasûlü! Bizim için hayvanlardan dolayı da sevap var mı?” dediler.
Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
“−Her canlı sebebiyle sevap vardır.” buyurdu. (Buhârî, Şürb, 9; Müslim, Selâm, 153)
Hisse:
Cenâb-ı Hakkʼın gazabı da rızâsı da bazen küçük, bazen orta, bazen büyük bir amelde gizlidir.
Bir hadîs-i şerîfte buyrulduğu üzere, aç bırakmak sûretiyle bir kedinin ölümüne sebep olan kimse, Cehennem’e dûçâr olmuştur.[1]
Tabiî ki bunun aksi de mümkündür. Yani küçük ve basit görülen bir hayır, belki Cenâb-ı Hakk’ın rızâ ve rahmetine vesîle olabilir. Nitekim bir hadîs-i şerîfte de Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır:
“Adamın biri, yol üzerinde bir ağaç dalı gördü ve «Allâh’a yemin ederim ki bunu müslümanları rahatsız etmemesi için buradan kaldıracağım.» dedi. (O dalı kaldırdı ve) bu yüzden Cennet’e konuldu.” (Müslim, Birr, 128)
Tabiî ki bu ve emsâli bazı hadîs-i şerîflerde verilen büyük müjdeler “kemâline masruf” ifadelerdir. Yani sağlam bir îman ve kâmil bir kulluk istikâmeti varsa, buna ilâveten yapılan bu nevî küçük bir sâlih amel bile -âdeta bir bardağı taşıran son damla gibi- hayırlı bir neticenin tahakkukuna vesîle olarak kul için ebedî kurtuluşun âmili olabilir.
Yoksa îman ve istikâmetten uzak bir hayat yaşayıp her türlü kötülüğü işleyen birinin sadece küçük bir amele güvenerek âhirette kurtulacağını zannetmesi, boş ve faydasız bir temennîden ibârettir.
Velhâsıl, büyük-küçük demeden, elimizden gelen her hayrı îfâya, her türlü günahtan da uzak durmaya gayret etmeliyiz.
Dipnot:
[1] Bkz. Buhârî, Enbiyâ, 54
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!