TARİHİMİZ

Hâris b. Hişam ve Süheyl b. Amr’ın (r.a.) Hz. Ömer’in Meclisindeki İbretlik Hikâyesi

Hâris bin Hişam ile Süheyl bin Amr’ın (r.a.), Hazret-i Ömer’in (r.a.) meclisinde yaşadığı ibretlik hâdiseyi ve hatalarını telâfi etme gayretini okuyun.

Bir Anlık Gururun Acı Sonucu

Müfessir Bursevî’nin naklettiği arı ve karınca kıssasından, gurur, kibir ve nefsin arzularına uymanın insanı götürebileceği acı sonuçlara dair ibretlik bir ders

Rebîülevvel Ayında Meydana Gelen 6 Hadise

Rebîülevvel ayının İslâm tarihindeki önemini ve Hz. Peygamber’in hayatında bu ayda yaşanan önemli hadiseleri okuyun.

Yıldırım Bayezid’in Esirlere Karşı İbretlik Tavrı

Yıldırım Bâyezîd Han’ın Niğbolu Zaferi sonrası esir şövalyelere karşı gösterdiği merhamet, asalet ve cesaret dolu tavrı anlatılıyor.

Yılan Avcısının İbretlik Hikayesi

Hz. Mevlânâ’nın yılan avcısı hikâyesi üzerinden nefs-i emmârenin tehlikesi, nefsin terbiyesi ve nefsin şerrinden korunmanın önemi anlatılıyor.

Sultan Alparslan’ın Son Sözleri ve İbretlik Vasiyeti

Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferi’nden şehadetine uzanan hayatı, son sözleri ve Allah’a karşı duyduğu tevazu ve muhasebesinden ibretlik dersler.

Niğbolu'ya Düşen Yıldırım

Yıldırım Bâyezîd’in Niğbolu Savaşı’nda gösterdiği büyük cesaret ve Haçlı ordusuna karşı kazandığı büyük zafer.

Kabe Hakkında Neler Biliyorsunuz?

Kâbe’nin tarihini, Hz. İbrâhîm ve Hz. İsmâîl (a.s.) döneminden günümüze geçirdiği değişimleri, yapısını, bölümlerini ve İslâm’daki önemini okuyun.

Hazret-i Ömer Nefsinin Kibrini Nasıl Kırdı?

Hazret-i Ömer’in (r.a.) nefsine karşı mücadelesini, tevazu anlayışını ve kibirden kurtulmak için verdiği dersleri okuyun.

Üç Ekmeğini Bir Köpekle Paylaşan Köle

Üç ekmeğinin tamamını aç bir köpeğe veren kölenin ibretlik cömertliği ve Abdullah bin Câfer’in bu güzel ahlak karşısındaki hayranlığı anlatılıyor.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.