TARİHİMİZ

Bereketi Kaybettiren Cimrilik: Ashab-ı Darvan Kıssası

Ashâb-ı Dârvan kıssası üzerinden cimriliğin nimetin bereketini nasıl yok ettiği, infakın ve şükrün kul için taşıdığı önem anlatılıyor.

Veysel Karani Hazretleri’nin Hazret-i Ömer’e Nasihati

Veysel Karanî Hazretleri'nin Hazret-i Ömer'e yaptığı hikmetli nasihat, tevhid, ihlâs ve samimi kulluğun önemini anlatıyor.

Hz. Abbas (r.a.) ve Medineliler Arasında Geçen Konuşma

Efendimizin (s.a.v) amcası Hz. Abbas (r.a.) ve Efendimizi Medine’ye davet etmeye gelen Medineliler arasında geçen konuşma…

Zeynelabidin Hazretleri’nin Gizli Sadakası

Zeynelâbidîn Hazretleri’nin gizli sadakası, ihlasın ve gösterişten uzak hayır anlayışının en güzel örneklerinden birini gözler önüne seriyor.

Şecaat ile İlgili Örnekler

İslâm tarihinden ve Osmanlı'dan şecaat, cesaret ve teslimiyet örnekleri. Hz. Peygamber (s.a.v.) ve alperenlerin unutulmaz kahramanlıkları.

Hz. Mevlana Anlatıyor: Hz. Ömer Dönemindeki Yangının Ardındaki Hikmet

Hz. Mevlânâ’nın anlattığı Hz. Ömer dönemindeki yangın kıssası, cimrilik ve gösterişten uzak durmanın, iyilikte samimi olmanın önemine dikkat çekiyor.

Sakat Tilki Değil, Aslan Ol: Gayret ve Tevekkül Hikâyesi

Şeyh Sâdî’nin rızık ve çalışma üzerine anlattığı tilki-aslan hikâyesi, tembellik yerine gayreti ve doğru tevekkül anlayışını öğretiyor.

İstenmeden Vermenin Gönül Zarafeti

Muhammed Sevkâ Hazretleri’nin, yeğenine karşı gösterdiği gönül inceliği ve istenmeden vermenin faziletini anlatan ibretlik kıssa.

Kanuni’nin Preveze Zaferi Karşısındaki Tevazuu

Kânûnî’nin Preveze Zaferi karşısında gurur yerine gösterdiği tevazu ve Allah’a hamd ile şükür anlayışı aktarılıyor.

Âmânın Göremediğini Allah Görür

Âmâ misafire hazırlanan özel sofradan alınacak büyük ders: Allah’ın gördüğü yerde yapılan iyilik ve ikramın değeri…

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.