Ebû Hüreyre radıyallanu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ey müslüman hanımlar! Hiç bir komşu hanım, bir koyun paçası bile olsa, komşusuna vereceğini küçük gör(üp vermemezlik et)mesin.” [1] Buhârî, Hibe 1, Edeb 30; Müslim, Zekât 90. Ayrıca bk. Tirmizî, Velâ 6.
İyiliği emir ve kötülükten nehyettiği halde sözü ile işi birbirine aykırı olan kişinin acıklı sonu
İnsanları sapıklığa çağırıp onların hidayet yolundan çıkmasına sebeb olanlar, onlar bu sapıklık içinde kalıp günah işledikçe onların günahından pay alırlar. Aynı şekilde insanları hayra ve iyiliğe teşvik edenler, şerden ve kötülükten sakındıranlar, iyilik yapanlar ve iyi bir çığır açanlar da kıyamete kadar sevap yazılanlardan olur.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, yemek yedikten veya bir şey içtikten sonra kendisine hamdeden kuldan hoşnut olur.” [1] Müslim, Zikir 89. Ayrıca bk, Tirmizî, Et’ime 18.
Aydın'da görevli 47 yaşındaki imam Gazanfer Arslan, 5 yıldır Kur'an-ı Kerim öğretmek için esnaf ziyaretleri yapıyor.
Kocaeli'nin Darıca ilçesinde üniversite öğrencilerine burs verilmesi amacıyla yürütülen proje kapsamında mavi kapak toplayan ilkokul 4. sınıf öğrencisi Ali Hatipoğlu, bu duyarlılığı dolayısıyla Beşiktaş-Osmanlıspor maçına davet edildi.
Dürüstlük, üstün iyilik demek olan birr’e; birr ise, cennet’e uzanan bir çizgidir. Sözünde ve işinde doğru olmaya gayret edenler, Nisâ sûresi’nin 69. âyetinde belirtildiği üzere, peygamberlikten sonraki en yüksek mertebeye (sıddîkıyet) ereceklerdir.
Câfer-i Sâdık (r.a.); şefkat, merhamet, hilim, sabır, affedicilik, cömertlik gibi ahlâkî hasletlerin zirvesindeydi. Cenâb-ı Hak’tan başka kimseden korkmazdı. Allah yolunda, kınayanın kınamasına zerre kadar değer vermezdi. Makâmından dolayı idâreciden, kalabalığından dolayı halktan çekinmezdi. Methedenin övgüsü onu aldatmaz, düşmanın yermesiyle de yolundan dönmezdi.
Hazreti Ebubekir'in (radıyallahu anha) söylediği hikmetli sözler...
Musibet ve belâ her zaman ceza anlamında değildir. Allah sevdiği kulunu da belâ ve musibetlere uğratır. Başa gelen sıkıntı ve hastalıklara sabretmek, günahlardan arınmaya sebeptir.