Sahabiler

Ubede Bin Samit (r.a.) Kimdir?

 Ubâde Bin Sâmit -radıyallahu anh- Ensar'ın büyüklerindendir. İlk Akabe Biatı'nda İslâm'la şereflenen 12 sahabîden olan Ubâde (r.a.) İkinci Akabe'de de bulunmuş

Talk Bin Ali (r.a.) Kimdir?

Medine’de Müslüman olan sahabilerden Talk b. Ali kimdir? Dr. Murat Kaya anlatıyor...

Hz. Hatice (r.a.) Kimdir?

Hz. Hatice (r.a.) kimdir? Hz. Hatice’nin (r.a.) Peygamberimizle (s.a.s.) evlenmek istemesinin en önemli sebebi nedir? Hz. Hatice annemizin Peygamberimizle (s.a.

Hz. Ali’nin (r.a.) Oğlu Hz. Hasan’a (r.a.) Nasihati

Hz. Ali’nin (r.a.) oğlu Hz. Hasan’a (r.a.) dünya ve ahiret saadeti için verdiği ilim ve hikmet dolu nasihatler…

Sahabenin İrşad ve Tebliğ Aşkı

Dünya tarihinde, İslâm’ın yayılışıyla kıyaslanabilecek başka bir hâdise yoktur. İslâm’ın yayılışı; gönül fethi hâlinde tecellî ettiği için, hızlı olduğu gibi ka

Vazifeli Olarak Giden Sahabiye Peygamberimizin İlk Tembihi

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; ashâbını vazifeli olarak bir yere göndereceği zaman ilk neyi tembih ederdi?

Gözlerimizin Nasibi Nedir?

“Gözlerimizin nasîbi nedir ey Allâh’ın Rasûlü?” diye soran sahabeye Peygamberimizin (s.a.s.) verdiği cevap.

Sahabeyi Ağlatan Hadise

Hazret-i Ebûbekir ve Hazret-i Ömer'inde (r.a) içinde bulunduğu sahabeyi ağlatan hadise...

Meclislerin En Şereflisi

Meclislerin en şereflisi ve en yücesi, tevhid meydanında düşünerek (tefekkür ederek) oturulan, mârifet rüzgârı ile serinlenen, muhabbet kâsesi ile dostluk deryâ

Safvan Bin Assal (r.a.) Kimdir?

Safvân Bin Assâl (r.a.) kimdir? Meşhur sahâbîlerden Safvân Bin Assâl (r.a.) kısaca hayatı

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.