Kur'an ve Tefsir

Maide Suresinin 19. Ayeti Ne Anlatıyor?

Mâide suresinin 19. ayetinde ne anlatılıyor? Ehl-i kitaba hem müjdeleyici hem de uyarıcının geldiğini bildiren âyet; Mâide suresinin 19. ayetinin meali ve tefsi

Maide Suresinin 16. Ayeti Ne Anlatıyor?

Mâide suresinin 16. ayetinde ne anlatılıyor? Allah’ın inananları selamet yollarına ilettiğini bildiren âyet; Mâide suresinin 16. ayetinin meali ve tefsirini yaz

Taha Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

Taha ne demek? Taha suresi Mekki midir, Medeni midir? Taha suresi ne zaman ve nerede nüzul olmuştur? Taha suresi kaç ayettir? Taha suresi ne anlatıyor? Taha sur

Maide Suresinin 10. Ayeti Ne Anlatıyor?

Mâide suresinin 10. ayetinde ne anlatılıyor? Kur’an’ı yalanlayanların acı sonunu haber veren âyet; Mâide suresinin 10. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda oku

Maide Suresinin 8. Ayeti Ne Anlatıyor?

Mâide suresinin 8. ayetinde ne anlatılıyor? Hak ve adaletten ayrılmamayı emreden âyet; Mâide suresinin 8. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda okuyabilirsiniz.

Maide Suresinin 2. Ayeti Ne Anlatıyor?

Mâide suresinin 2. ayetinde ne anlatılıyor? İyilik ve takvâda yardımlaşmayı emreden âyet; Mâide suresinin 2. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda okuyabilirsin

Nisa Suresinin 174. Ayeti Ne Anlatıyor?

Nisa suresinin 174. ayetinde ne anlatılıyor? Peygamber’in (s.a.v.) kesin bir delil, Kur’an’ın ise nur olduğunu bildiren âyet; Nisa suresinin 174. ayetinin meali

Nisa Suresinin 170. Ayeti Ne Anlatıyor?

Nisa suresinin 170. ayetinde ne anlatılıyor? İnsanların kendi iyiliği için iman etmesini emreden âyet; Nisa suresinin 170. ayetinin meali ve tefsirini yazımızda

Nisa Suresinin 162. Ayeti Ne Anlatıyor?

Nisa suresinin 162. ayetinde ne anlatılıyor? Ehl-i kitaptan ilimde derinleşen ve iman edenleri müjdeleyen âyet; Nisa suresinin 162. ayetinin meali ve tefsirini

Nisa Suresinin 149. Ayeti Ne Anlatıyor?

Nisa suresinin 149. ayetinde ne anlatılıyor? Hayır yapan ve affeden kişinin mükâfatını haber veren âyet; Nisa suresinin 149. ayetinin meali ve tefsirini yazımız

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.