İsrail Ordusu, Gece Boyunca Gazze'nin Birçok Noktasını Vurmayı Sürdürdü

İsrail ordusunun, abluka altındaki Gazze Şeridi'nin farklı noktalarına gece boyu düzenlediği saldırıda birçok Filistinli hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, "İşgal uçakları, Han Yunus'ta sivillerin bulunduğu binalara arka arkaya çok sayıda saldırı düzenledi. Saldırıda çoğu çocuk 26 Filistinli öldü, onlarca kişi de yaralandı."

Sivil savunma ekipleri de basına, bombalanan binalarda çok kişinin cansız bedeninin çıkarıldığını arama kurtarma çalışmalarının da şu ana kadar devam ettiği bilgisini paylaştı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusu, kentin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi'nin çevresine hem havadan hem de karadan topçu ateşiyle saldırılar düzenlendi.

Aynı şekilde Cibaliye Mülteci Kampı ile El-Megazi Mülteci Kampı'nda bulunan Büyük Cami de İsrail saldırılarının hedefi oldu.

İsrail uçakları ayrıca Gazze Şeridi'nin Refah kentinde Ebu Hilal ailesine ait bir evi hedef aldı.

Yerel kaynaklar İsrail'in gece boyu Gazze'ye hem havadan hem de karadan topçu ateşiyle düzenlediği saldırılarda onlarca kişinin öldüğü ve yaralandığı bilgisini paylaştı.

Gazze’deki sağlık kaynakları, "İsrail ordusu hastaların, yaralıların, yerinden edilmiş kişilerin ve sağlık personelinin bulunduğu Şifa Hastanesinin boşaltılmasını istedi." diye belirtti.

İsrail, Gazze'de yaşlıların barınma ve bakımı için hizmet veren Vefa Hastanesi'ni bombaladı

Saldırıda hastane müdürü Mithat Muhaysin hayatını kaybetti, bazı doktor ve hastalar yaralandı.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, hastanede yaklaşık 80 yaşlı tedavi görüyordu.

Gazze Şeridi'nde 1980 yılında kurulan Vefa Yaşlı Bakım Merkezi, yaşlıların barınması ve bakımı konusunda lider ve tek hastane olarak kabul ediliyor.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.