Farklı Kademelerdeki Her İnsan İçin En Güzel Örnek Peygamberimizdir
Toplum hayatının farklı kademelerinde bulunan her insan için Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’de kendisine örnek alacağı en mükemmel üsve-i hasene vardır. İşte o kıymetli örnekler...
Cenâb-ı Hak, Efendimizi (sallallahu aleyhi ve sellem) âdeta toplumun en alt kademesi sayılan yetim bir çocuk olarak hayata başlatmış; ardından kudret ve salahiyet bakımından en üst nokta olan peygamberliğe, kırk yaşında yükseltmiş; ondan 13 sene sonra da devlet başkanlığına kadar ulaştırmıştır.
Bunun içindir ki, toplum hayatının farklı kademelerinde bulunan her insan için Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’de kendisine örnek alacağı en mükemmel üsve-i hasene vardır.
Mesela Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), Abdullah ve Âmine’nin yetimi olarak zayıflara ve kimsesizlere en güzel örnektir. Küçük yaşta anne-babasız kalan bir kimse, onun hayatını düşünmelidir.
Huzurlu bir aile yuvası kurmak isteyen bir mümin, Allah Resûlü’nün hâne-i saâdetini örnek almalıdır. Zira o aile, en muhteşem, en huzurlu ve en takvâ sahibi ailedir.
Eğitimciler, tebliğciler ve sohbet ehli kimseler; ashâbına ilâhî bilgileri talim eden Efendimizin hâl ve davranışlarına dikkat kesilmelidir ki sözleri hem kendilerine hem de muhataplarına tesir etsin.
Hakkı ve hayrı tebliğ etmek isteyen, fakat hiçbir yardımcısı olmayan bir dava adamı, Efendimizin Mekke hayatından ders çıkarmalıdır. O, tek başına küfrün ileri gelenleriyle nasıl mücadele ettiğini düşünmelidir.
Düşmanına galip gelen bir kimse, Mekke’nin fethi günü mukaddes beldeye büyük bir tevazu ile giren Peygamber Efendimizi gözünün önüne getirmelidir. Devesinin üzerinde, neredeyse secde edercesine eğilmişti. Hiçbir zaman Allah’ın verdiği imkânlarla şımarmamak gerektiğini göstermiştir. Nitekim o büyük zafer anında mübarek dilinden şu sözler dökülüyordu:
“Allah’ım! Asıl hayat, ahiret hayatıdır.”
Yine zorluk anlarında, Hendek Harbi’nde büyük sıkıntılar, soğuk ve kıtlık yaşanmış; sahâbenin kalbine bazı vesveseler gelmişti. Efendimiz ise aynı teslimiyetle:
“Allah’ım! Asıl hayat, ahiret hayatıdır.” buyurarak ümmetine sabır ve tevekkül telkin etmiştir. Ardından Cenâb-ı Hak, görünmeyen ordularını göndererek yardım etmiştir.
Bir hukuk adamı; fakir ile zengini huzurunda eşit tutan, insanlar arasında adaletle hükmeden ve daima hakkı tevzi eden Efendimizin hayatına dikkat etmelidir.
GERÇEK SAADETİN FORMÜLÜ
Velhâsıl, Resûlullah Efendimiz örnek bir şahsiyettir. Onun sünneti vasıtasıyla müminler her yanlışı düzeltebilir, çığırından çıkan işleri yoluna koyabilir, hâlini ıslah ederek gerçek saadeti bulabilir.
Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, Efendimizin hayatı saf ve berrak bir ayna gibidir. Bu aynaya bakarak yanlışlarını düzeltmek her müminin vazifesidir.
Cahiliye devrinin en karanlık insanları dahi Efendimizin mübarek izinden giderek yıldız şahsiyetler hâline gelmiş, faziletler medeniyeti inşa etmişlerdir.












YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!