Ahkaf Suresi 27. Ayet Ne Anlatıyor?

“Çevrenizdeki nice şehirleri helak ettik...” (Ahkâf, 46/27) âyeti, geçmiş kavimlerin helakinden ders ve ibret almamız gerektiğini hatırlatıyor.

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

HELAK EDİLEN KAVİMLERDEN İBRET ALMAK

Ahkaf Suresi 27. Ayet Arapça:

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ahkaf Suresi 27. Ayet Meali:

Çevrenizdeki nice şehirleri helak ettik, belki dönerler diye uyarıcı işaretler de vermiştik. (Ahkâf, 46/27)

Bilgi:

Yüce Allah, yaratılmışların en şereflisi olan insana akıl ve irade vermiş, bunun sonucu olarak da ona birtakım sorumluluklar yüklemiştir. Bu sorumlulukları bildirmek üzere tarihin farklı zamanlarında peygamberler ve kitaplar gelmiştir. Ancak Âd ve Semûd gibi bazı kavimler, kendilerine apaçık deliller getiren peygamberlerini yalanlamış, Allah da o toplulukları helak etmiştir. İşte helak olan bu kavimlerin, Kur’an’da anlatılmasındaki gaye, onların acı akıbetlerinden ders ve ibret alınmasıdır.

Mesaj:

  1. Önceki ümmetlere verilen cezalardan ibret almak gerekir.
  2. “Allah, hiçbir topluma zulmetmiş değildir. Zira önceden uyarıcı peygamberler göndermiştir.” (Şuara, 26/208, 209)

Kelime Dağarcığı:

Karye [çoğul: kurâ]: Köy, belde, şehir. Helak: Yok etmek suretiyle cezalandırma.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Ahkaf Suresi 27. Ayet Tefsiri:

  1. Doğrusu biz, etrafınızda bulunan nice beldeleri yerle bir ettik. Belki inkârı bırakıp da doğru yola dönerler diye âyetlerimizi çeşitli şekillerde tekrar tekrar açıkladık!
  2. Kendilerini Allah’a yaklaştırsın diye O’ndan başka ilâh edindikleri şeyler onlara yardım etseydi ya! Aksine onlar, kendilerini yüzüstü bırakıp ortadan kayboluverdiler. Onların Allah’a karşı iftirâlarının ve başka ilâhlar uydurmalarının sonucu işte budur.

Kur’an’ın ilk muhatapları olan Kureyş’in çevresinden bulunup helak edilen beldeler, Kureyş ticaret kervanlarının geçtiği yollar üzerinde yer alan Hicaz’a komşu memleketlerdir. Bunlar güney Arabistan’da Âd, Tübba kabileleri, kuzeyde Semûd, kuzey batıda Medyen ve Lût kavimlerinin oturdukları bölgelerdir. Allah Teâlâ peygamberlerine olan isyanları ve günaha dalmaları sebebiyle bunların hepsini helak etmiştir.

Mekkeliler seyahatleri esnasında bunların kalıntılarını görüyorlardı. Bunların hepsi putperestti; kendilerini Allah’a yaklaştırsın diye taptıkları putları vardı. Fakat ilginç olan şu ki, Allah Teâlâ bu toplumları helak ederken taptıkları putlar onlara hiçbir yardımda bulunamadılar. Allah’a müracaatta bulunup, şefaat ederek onları helak olmaktan kurtaramadılar. Hepsi ortadan kaybolup gitti. Zaten bir gerçekliği bulunmayan putperestliğin neticesinin böyle olmasından daha tabii bir durum olamaz. Dolayısıyla Allah’tan başka ilâhlar edinip onlara tapanlar bu ibretli hadiselerden ders alıp, bir an önce gittikleri yanlış yoldan dönmelidirler.

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com

İslam ve İhsan

KAVİMLERİN HELAK OLMA SEBEPLERİ

Kavimlerin Helak Olma Sebepleri

KAVİMLER NEDEN HELAK OLDU?

Kavimler Neden Helak Oldu?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.