Evlâdını Sen Düşünmezsen Başkaları Düşünür

Şeyh Sâdî Hazretleri evlatlarımız hakkında bizleri nasıl uyarıyor? Evlatlarımızın terbiye hususunda dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?

Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:

“Evlâdını sen düşünmezsen başkaları düşünür; yani onu baştan çıkarırlar.

Evlâdını, tâlim ve terbiyesi için teslim ettiğin kişiye çok dikkat et. Zira fenâ huylu bir eğitimci, öğrencisini de kendisi gibi yapar.”

Evimize bir eşya alacağımız zaman bile; kalitesini, sağlamlığını, özelliklerini araştırıyor, kullananların tecrübe ve kanaatlerine dikkat ediyoruz. Ciğerpârelerimiz olan evlâtlarımızın şahsiyet inşâsında mühim bir yeri bulunan okul, öğretmen, arkadaş çevresi ve mahalle gibi hususları belirlerken de titizlik gösterip seçici olmamız elzemdir.

Günümüzde pek çok anne-baba; “Evlâtlarımız elden gidiyor!” diye şikâyet ediyorlar. Fakat evvelâ şunu sormak gerekiyor:

Evlâdına ne verdin ki ne bekliyorsun? Mânevî terbiyesi hususunda, daha küçük yaşlarından itibâren evlâdına ne kadar vakit ayırdın? Onun mânevî gıdasını alabilmesiyle ne kadar ilgilendin? Ona Kur’ân ve Sünnet kültürünü kazandırabildin mi? Dînî tahsil alabilmesi için göndereceğin mektepleri, kursları, hocaları ihtimamla seçtin mi? Onları zamâne şerlerinden, bilhassa da televizyonun menfî programlarından, internetin süflî adreslerinden, kötü arkadaş çevrelerinden koruyabildin mi?..

Şunu unutmayalım ki evlâtlarımızın tâlim ve terbiyesine dâir gayretleri ihmâl edersek, yahut bu hizmetleri ehil olmayanların ellerine bırakırsak, bizim evlâtlarımız, zamanla başkalarının nesilleri hâline gelirler.

Nitekim âyet-i kerîmede; “şeytanın mallara ve evlâtlara ortak olacağı” ifade ediliyor. (Bkz. el-İsrâ, 64)

Bugün de evlâdın sırf biyolojik anne-babası olmak, kâfî gelmiyor. Zira evlâtların rûhunu şeytan emziriyorsa, dimağını ehl-i küfür besliyorsa, o evlâtlar bir müddet sonra öz kimliklerinden uzaklaşarak din ve medeniyetlerine yabancılaşıyorlar. Bu merhaleden sonra biyolojik yakınlığın da hiçbir kıymeti kalmıyor.

Dolayısıyla bugün bir anne-babanın vazife ve mes’ûliyeti, evlâdının sadece maddî ihtiyaçlarını karşılamaktan ibâret olamaz.

Eskiden mekteplerde, bulaşıcı hastalıklara karşı talebelere muhtelif aşılar yapılıyordu. Bugün de evlâtlarımızın ruh sağlığı, mânevî sıhhati ve gönül dünyalarının selâmeti için, onlara geç kalmadan İslâm, îman, takvâ ve güzel ahlâk aşıları yapmalıyız. Allah ve Rasûlullah muhabbetini onların tertemiz yüreklerine işlemeliyiz. Bu şekilde onları, dış dünyanın bulaşıcı şerlerinden korumaya gayret etmeliyiz.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altınoluk Dergisi, 2025 – Ekim, Sayı: 476

İslam ve İhsan

EVLATLARIMIZI NASIL KORUYACAĞIZ?

Evlatlarımızı Nasıl Koruyacağız?

EVLATLARIMIZI DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORLAR

Evlatlarımızı Dönüştürmek İstiyorlar

EVLATLARIMIZ KİMLERİN ELİNDE?

Evlatlarımız Kimlerin Elinde?

EVLATLARIMIZ NEDEN ELDEN GİDİYOR?

Evlatlarımız Neden Elden Gidiyor?

EVLATLARIMIZI NASIL YETİŞTİRMELİYİZ?

Evlatlarımızı Nasıl Yetiştirmeliyiz?

EVLATLARIN YETİŞTİRİLMESİNDE ÇEKİLEN MEŞAKKATLER

Evlatların Yetiştirilmesinde Çekilen Meşakkatler

ÇOCUKLARA BIRAKILACAK EN GÜZEL MÎRAS

Çocuklara Bırakılacak En Güzel Mîras

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle