Vücûdunda Yara veyâ Protez Bulunan Kişi Nasıl Gusül Alır?
Vücûdunda yara veyâ protez bulunan kişi nasıl gusül alır?
Gusül; hadesten tahâret yâni hükmî kirlilikten temizlenme niyetiyle bütün vücûdu su ile yıkamak, banyo yapmaktır. Erkeklerde vücûttan şehvetle meninin çıkması, kadınlarda hayız ve nifasın bitmesi veyâ cinsel ilişki yaşayıp cünüp olunduğunda kuru yer kalmayacak şekilde bedenin tümünü yıkayarak gusül abdesti almak gerekir. Hanefî mezhebine göre gusül abdesti alınırken ağzın, burnun ve bütün vücûdun kuru bir yer kalmayacak şekilde tamâmen yıkanması farzdır.
Gusülde kol, ayak gibi yıkanması farz olan organların bir kısmı veyâ tamamı olmadığı zamân vücûdun kalan kısmının yıkanması yeterlidir. Bu şekilde yapılan guslün sahîh olacağı konusunda ittifâk edilmiştir.[1]
Gusülde organların tamâmen yıkanması şarttır; bu yüzden vücûtta fazla organ varsa bu organların da yıkanması gerekir.[2] Sünger gibi en az iki damla kadar yere suyu damlatan ıslak bir bezle vücût silinerek gusül alınabilir. Su döküp banyo yapması mümkün olmayan engellinin bu veyâ benzeri şekillerde vücûdunu silip temizlemesi mümkün değilse gusül yerine teyemmüm tercîh edilir.[3] Abdest mahalline nüfûz eden suyun damlayacak nitelikte olmaması sebebiyle ıslak mendil veyâ ıslak havlularla alınacak abdest veyâ gusül geçersizdir.
Teyemmüm, hem namaz abdesti, hem de cünüplük ve hayız ve nifastan temizlenme için yeterli olur. Ancak suyu kullanma imkânı doğduğu andan îtibâren temizliğin suyla yapılması gerekir.[4]
Gusül abdest alırken ayağına protez takılı olan engellinin protezin içinde kalan bacak kısmını yıkaması gereklidir. Vücûdundaki protezi çıkarma imkânı varsa protezi çıkartarak gusül alır. Protezi çıkarması mümkün değilse protez içinde kalan bacak kısmını yıkama zorunluluğu düşer. Bu esnâda protez olan kısmın yıkanmasına veyâ meshedilmesine gerek yoktur ancak üzerinde necâset varsa bunu gidermek şarttır.
Gusülde bedenin büyük bir kısmı veyâ yarısı yaralı ise teyemmüm edilir. Boy abdesti almak isteyen bir kimsenin vücûdundaki yara, sağlık açısında zarârlı ise bu yara yıkanmaz. Sargı varsa sargının üzerine mesh edilir, vücûdun diğer kısımları yıkanır. Yarısından azı yaralı ise sağlamını yıkayıp hastalıklı olan kısma mesh edilir. Mesh, mümkünse cesede, değilse sargıya yapılır. Meshten de zarâr görülecekse o da terk edilir.[5] Bedendeki yara üzerinde sargı varsa gusül esnâsında sargı çözülüp beden yıkanır, eğer yıkamak, yara için zarârlıysa sargı üzerine meshedilir. Yanık ve deri rahatsızlıklarında, derinin su ile ıslatılmaması gerektiğinden bedenin diğer kısımları yıkanır.
Başına su değdirmek zarâr verecek kimseden, başını yıkama zorunluluğu düşer.
Doku naklî ile ektirilen saçlar abdeste ve gusle mânî değildir. Takma dişi olanlar gusül yaparken bu dişlerini çıkarırlar.[6]
Dipnotlar:
[1] Şâfiî, el-Üm I, 26; İbni Kudâme, el-Muğnî, I, 144; Cezîrî, el-Mezâhibü'l-erba‘a, I, 56.
[2] Şirbînî, Muğni'l-muhtâc, I, 52; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, I, 219.
[3] İlmihâl, DİA, I, 203; Döndüren, “İslâm’ın Engellilere Tanıdığı Kolaylık ve Ruhsat”, Ülkemizde Engelliler Gerçeği ve İslâm Sempozyumu, s. 107.
[4] Döndüren, Hamdi; “II. Oturum, Konu: İslâm’ın Engellilere Tanıdığı Kolaylıklar ve Ruhsatlar”, Ülkemizde Engelliler Gerçeği ve İslâm Sempozyumu, s.99-121.
[5] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.94
[6] Mehmet Zihni Efendi, Nîmet-i İslâm, s.95.








YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!