Uzun Mehmet Camiî İbadete Açıldı

Kara elmasın başkenti Zonguldak’ta Uzun Mehmet Camiî bugün ibadete açıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Emlak Konut Genel Müdürlüğünce yapımına 2019 yılının Eylül ayında başlanan Zonguldak Uzun Mehmet Camiî, 12 bin metrekare alana inşa edildi.

Uzun Mehmet Camiî ile birlikte Zonguldak'a 22 bin metrekare büyüklüğünde yeşil alan da kazandırılıyor.

Geleneksel mimarinin en özel örneklerinin sergilendiği ve ince işçiliğiyle dikkat çeken camide 6 bin kişilik kapalı ve 7 bin 500 kişilik açık alan bulunuyor.

ÖZEL İŞÇİLİĞİYLE DİKKAT ÇEKİYOR

Toplamda 22 kubbenin bulunduğu camide her birinde 3 şerefe bulunan 71 metre uzunluğunda 4 adet minare inşa edildi. Caminin ana kapısı sedef işlemeli kündekâri sistemiyle yapılırken, kapının yapımı 1 yılda tamamlandı. Camide dış cephe kaplamasında taraklı Ünye taşı, iç cephe kaplamada ise honlu Ünye taşı kullanıldı. Uzun Mehmet Camiî için özel olarak tasarlanan çiniler İznik’te üretilirken caminin halısı ise özel olarak Manisa’da dokundu.

Uzun Mehmet Camiî, bölgedeki otopark ihtiyacına da cevap verecek şekilde inşa edildi. Camiyi ziyaret edenlerin kullanımı için 200 araçlık otopark yapıldı.

Kadınlar için ayrılan ibadet alanlarının yanı sıra bebek bakım odası da bulunan camide ayrıca bir de ahşap çay evi yer alıyor.

22 BİN METREKARE YEŞİL ALAN

Uzun Mehmet Camiî çevresinde 22 bin metrekarelik yeşil alan tasarlandı. Bu alanda çocuklar için oyun alanları, bisiklet ve yürüyüş yolları, egzersiz aletleri, basketbol sahası, kaykay pisti bulunuyor. Ayrıca denize uzanan bir seyir terasıyla Zonguldak’ın güzellikleri izlenebilecek.

MİHRAP CEPHESİNE ZONGULDAK KÖMÜRÜ

Tasarım özellikleriyle dikkat çeken Uzun Mehmet Camiî’nin dış cephesindeki hat detaylarına Zonguldak taş kömürü de eklendi. Mihrap cephesine yerleştirilen ve hat sanatıyla yazılan “Ya Allah” yazısının malzemelerine Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndan alınan Zonguldak kömürü toz olarak ilave edildi.

Zonguldak sahil şeridindeki 41 bin metrekarelik alanda çevre düzenlemesi yapılırken yine sahil şeridindeki Uzun Mehmet Camiî ile birlikte Zonguldak'ın yeşil bir silüeti olacak.

CAMİLER VE KÜLLİYELER

Camiler ve Külliyeler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.