Bugünün Müslümanının sahabe neslinden alması gereken iki haslet bulunmaktadır. Bunlardan birincisi mîzâcı ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanları sevmek ve onlara karşı samimi olmaktır. İkincisi de Müslümanlar arasındaki siyasi ihtilaflardan uzak durup, Müslümanlarla uğraşmayı terk etmektir.
İslâm ümmetinin selâmet ve huzuru, dışarıdan değil içeriden sağlanacaktır. “Ey iman edenler, siz kendi üzerinize yoğunlaşın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapıtan size zarar veremez” (Mâide Sûresi, 105) ilâhî fermanı, bize bu hakikati ilan eder.
Âlimleri bekleyen en büyük tehlike, halkın itibarı karşısında şımarmak ve şöhret sevdalısı hâline dönüşmektir. Hatta bilerek ya da bilmeyerek ilahlaşma ve Rableşme temayüllerinin nefislerine sirayet etme ihtimalidir.
İslami ilimlerin çoğu tâbiîler devrinde ortaya çıkmaya başlamıştır.
Kalpler nazargâh-ı ilâhîdir. Gönül alarak o ilâhî nazargâhı ihyâ edebilmek, Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve muhabbetine vesîledir. Öyle ki bâzen, Cenâb-ı Hakk’ın beraber olduğu kırık bir kalbi tesellî etmek, nice nâfile ibadetten daha fazîletli olur.
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "tasavvuf genç işi midir?" sorusunu cevaplıyor.
Onlar, aklın, rûhun ve nefsin ulaşabileceği son noktaya ulaştılar. Nefs-i emmârenin şerrinden kurtulup nefs-i kâmileye nâil oldular. Nefislerini sorgulayan insanlar hâline geldiler. Nefsânî arzularını körelttiler, fıtrattan gelen ulvî istîdatlarını tekâmül ettirerek “Hakk’a vuslat” yolunda mesâfe aldılar. Vahşî, bedevî insanlar, melekler misâli latîf bir hâle büründüler.
İlmin hakîkati, yaşanmasıyla ortaya çıkar. Bildiklerini tatbik etmeyen âlim, “kitap yüklü merkep” misâli, mânâsız bir hamallık yapar. İlim, kişiyi Hakk’a, hakîkate, takvâya, sâlih amellere sevk ediyorsa ilimdir. Yoksa Şeytan’da da ilim vardı, Kârun da ilim sahibiydi. Fakat ilim, benliklerini palazlandırıp onları dehşetli bir kibir ve gurura sürüklemişti.
İlim, hikmet ve irfan arasında nasıl bir irtibat bulunmaktadır?
İlim, hilmi/yumuşak ve anlayışlı olmayı artırırsa işte o zaman, kendisinden bekleneni vermiş olur. İlim adamı da sevimli bir hilim kaynağı, kemal örneği ve “İlim ile hilmi nefsinde birleştirebilmiş kişi ne güzel insandır” takdirine layık bir kişi haline gelir.