edep

Fatih Sultan Mehmet'in Yüzüne Hiç Bakmadı

Fatih Sultan Mehmet, velîlerin ziyâretlerinde büyük bir huzur bulur, onların feyz ve berekâtından gönlü vecd ile dolup taşardı. Bir gün, zamanının evliyâlarından Şeyh Ebû’l-Vefâ Hazretleri’ni ziyârete gitti ama kapı kapalıydı. Bir başka zaman tekrar kapısına gitti yine kapı kapalıydı. İçeri gönderdiği yaverinden niye huzura kabul edilmediğini öğrenerek geri dönmek zorunda kaldı. Tekkeden içeri giremeyen Fatih Sultan Mehmet, ömrü hayatında bir kez bile olsun Ebû’l-Vefâ Hazretleri’ni göremedi.

İslam Medeniyetinde 'vakıf İnsanlar'

Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakterleriyle âhenk arz eder. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan şahsiyetinin zirvesi ise; gönüllerini bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmiş olan “vakıf insan”lardır.

Depresyona Neden Giriyoruz İşte Cevabı!

Bir babaanne ile torunu arasında geçen ve bu günümüzün dertlerine derman olacak edeple, ahlakla ve güzellikle yoğrulu bir gerçek hikâye...

60 Yıllık Edep Farkı

Musa Topbaş (k.s.) Efendinin 1987 yılında Altınoluk Dergisi'nde yayınlanan "Cemiyet Hayatımızda 60 Yıllık Edep Farkı" yazısını sizler için alıntıladık. 

Müslümanlara Kurulan Tuzaklar

Müslüman, toplumu içten yıkmak için ustaca planlanmış tuzaklara karşı, müslümanı müslümana düşürecek tuzaklara karşı her zaman uyanık olmalı. Bu yazıda da müminlerin başına gelebilecekleri tuzaklar örnekler ışığında anlatılıyor.

Hicab Edebilmek De Nasib İşidir

Rasulululah’ın Kur’an’da Allah Teala tarafından çizilen misyonu, bütün zamanlarda hüküm-fermadır. Bunu tartışmak, kalbi bir kayıptır, aşınmadır, yaralanmadır, firedir. Bundan Allah’a sığınmak lazım. Kur’an’dan belli ayetler hıfzedilmeden, düşünülmeden Rasulullah’ın önderliği tartışılamaz. O ayetlere rağmen yürütülen tartışma ise, ayetleri de ıskalayan, yani Kur’an’ı ıskalayan ve kademe kademe İslam’ın kökünü kurutmaya yönelen bir çizgi olur.

Özür Dilemek Büyük Adamlıktır

Haksız yere birine ağır bir söz söyleme ya da ceza verme durumu söz konusu olmuş ise de âmirelere ve büyüklere yakışan edeb, özür dileyebilmeleri ve helâllik isteyebilmeleridir. Bu, hiçbir zaman insanı küçültmez, aksine muhatabın gözünde ve gönlünde daha da büyütür.

Mânen Yükselmek İçin Neler Yapılmalı?

Hiz­met eden ki­şi, hiz­me­ti­ne de­vam et­ti­ği müd­det­çe mâ­nen de te­rak­kî et­me­li­dir. Gön­lü­nü Rab­bi­ne lâ­yık-ı vec­hi­le ve­rip ih­lâs, edep ve te­vâ­zu üze­re kul­luk va­zi­fe­leri­ni yap­ma­ya gay­ret et­me­li­dir.

Peygamberimizin Öğrettiği Davranış Edepleri

Peygamber Efendimiz bize Müslümanca yaşamayı öğretti. Otururken, kalkarken, yerken, içerken, konuşurken, gülerken bizi başkalarından ayıran bir hayat tarzından söz etti. Bizi görenlerin “Bu adam Müslüman” diyeceği bir yaşama üslûbuna sahip olmamızı tavsiye etti. İnsanlarla olan ilişkilerimizde Müslümanca davranmamızı istedi. İşte Peygamber Efendimiz'in davranış edepleri...

İlmi Arttıkça Tevâzusu Artan Kimse

Haddini bilmek en büyük edeplerden biridir. Tevâzu, olgunluk nişanıdır. Bir vazifeye tâlip olmaktan ziyade matlûb olmak, liyâkat nişânıdır ve böyleleri çoğunlukla ilâhî rahmete nail olacaklarından işlerinde muvaffak olurlar.