Aile Hayatımız

Güzel Davranılması Gereken En Öncelikli Kişi Kimdir?

Sahabinin “Güzel muâmelede bulunmam ve kendisine en güzel şekilde sahip çıkmam husûsunda en önde gelen kişi kimdir?” sorusuna Efendimiz (s.a.v)

Aile Mahremiyeti Nasıl Korunur?

Aile mahremiyetinin önemi, çocuklara hayâ ve sınır bilincinin kazandırılması, aile içi mahremiyetin ve sosyal medyada özel hayatın korunması açıklanıyor.

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’den Evlenerek Sorumluluk Almaktan Korkan Gençlere Nâsihatler

Günümüzde gençler, iş hayatına atılmayı ve evlenip yuva kurmayı, bu mes’ûliyeti üstlenecek olgunluğa henüz ermediklerini düşünerek maalesef geciktiriyorlar. Osm

Anneye Neden “El-Ümmü Medrese” Denmiştir?

Günümüzde medyasında evlatlarımız hangi tehlikelerin içinde yüzüyor? Evlatlarımızı kurtarmak için neler yapmalıyız? Anne ve babanın evlatları hakkında birinci ö

Engelli Evlâdına Bakan Bir Annenin veyâ Babanın Hizmetleri İbâdet Yerine Geçer mi?

Engelli evlâdına bakan bir annenin veyâ babanın hizmetleri ibâdet yerine geçer mi?

Geleneksel Türk Aile Yapısı Nasıldır?

Geleneksel Türk aile yapısının temel değerleri, aileyi ayakta tutan manevî esaslar ve güçlü toplumun inşasında ailenin rolü ele alınıyor.

Nişanlımla Dini Nikahımız Yok Görüşmelerimizde Ölçü Nasıl Olmalıdır?

Dini nikâh olmadan nişanlılık sürecinde görüşmelerde ölçü nasıl olmalıdır? Görüşmelerde 3. kişinin olması durumundan kasıt nedir? Evlilikten beklentilerimiz nas

Mûsâ Topbaş Efendi'nin Yeni Evlenenlere Tavsiyeleri

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, Merhum Babası Mûsâ Topbaş Efendi'nin yeni evlenen çiftlere yaptığı kıymetli nasihatleri aktarıyor.

Ailede Huzur ve Saadetin Manevi Reçetesi

Kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan fıtrî rollerini, aile saâdetinin sırlarını ve toplumsal şiddete karşı ruhî terbiyenin önemini manevi bir bakışla tetkik ed

Modern Düzen Aileyi Nasıl Çökertti?

Batı medeniyetinin aile yapısına etkisi, kadın ve erkek ilişkilerindeki bozulma ile birlikte modern anlayışın aile üzerindeki etkileri ele alınıyor.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.