Aile Hayatımız

Aşırı Hoşgörülü, Serbest, Şımartıcı ve Gevşek Anne-Baba Tutumu

Aşırı hoşgörülü, serbest, şımartıcı ve gevşek anne-baba tutumunun çocuk üzerindeki etkileri nelerdir?

Anne-Baba Tutumları Çocuğu Nasıl Etkiler?

Tutum nedir? Anne-baba tutumu nasıl olmalı? Anne-baba tutumları çocuğu nasıl etkiler? Anne-baba (ebeveyn) tutum ve davranışlarının çocuklar üzerindeki kişilik v

Baskıcı ve Otoriter Anne-Baba Tutumu

Otoriter anne baba ne demektir? Baskıcı ve otoriter anne-baba tutumunun çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?

Tutarsız Anne-Baba Tutumu

Kararsız, dengesiz, tutarsız anne-baba tutumunun çocuğun kişilik gelişimi üzerine etkileri nedir?

Aşırı Koruyucu Anne-Baba (Ebeveyn) Tutumu

Aşırı koruyucu anne-baba (ebeveynlik) tutumu nedir, nasıl özelliklere sahiptir? Aşırı koruyucu anne-baba veya ebeveynliğin zararı var mıdır? Fatma Çatak yazdı.

İdeal Anne-Baba Tutumu Nasıl Olmalı?

İdeal anne-baba nasıl olmalı, çocuklarına nasıl davranmalıdır? Demokratik veya mûtedil anne-baba (aile) tutumu şöyle olmalı…

Avrupa'dan Batı'dan Gelen Her Şeyi Alma Anlayışı Ailemizi Tehdit Ediyor

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen, "Avrupa'dan, Batı'dan gelen her şeyi sorgusuz ve sualsiz alma anlayışı maalesef ailemizi tehdit eden en ön

Hayırsız Evlatla İmtihan

Hayırsız evlat imtihan mıdır? Allah neden evlatla imtihan eder? Hayırsız evladı olanlar ne yapmalı? Anne-babanın hayırsız evlatla imtihanı...

Çocuk Sahibi Olamayan Çiftlerin Psikolojisi Nasıl Olur?

Nimet nasıl olur da mihnete dönüşebilir ki? Anne-babanın yolunu gözlediği, canından bir parça olarak gördüğü, her şeyden ve herkesten sakındığı evlâdı nasıl onu

Evliliğin En Büyük Düşmanı Düşünce Katılığıdır

Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (TDV KAGEM) tarafından düzenlenen "Anne Baba Okulu" seminer serisinin açılış programı Prof. Dr. Ne

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.