Yüzakı Dergisinin 139. sayısı çıktı.
İslam’ı tek kelime ile ifade edecek olsak, “İslâm; edeptir” deriz. Peki hayatımızı edeb üzere nasıl yaşayacağız?
Allâh’ın sevdiği bir haslet olan hayâ hakkında, Fahr-i Kâinât Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) sözleri...
Yaz mevsiminin gelişi ile düğün mevsimi de başlamış oldu. Düğünler yeni bir yuvanın ilk adımı olmakla birlikte, düğün sahiplerinin ve düğüne katılanların denendiği, âdeta iffet, hayâ ve edebimizin test edildiği, Allâh’ın emirlerine riâyet edip etmediğimizin bir imtihan yeri hâline geldi.
Bugün Müslümanların en büyük derdi, insanların İslâm’la önündeki en büyük engeli kendilerinin oluşturmalarıdır. Eğer biz, şahsî hatalarımızla, ön yargı ve tekrarladığımız yanlışlarımızla, dinimize ulaşacak kimselere perde oluyorsak, bunun vebâlini hiçbir şeyle ödeyemeyiz.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi kemale ermek için aşılması gereken 3 merhaleyi anlatıyor. [Video 2 dk.]
Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin nezih kaleminden hazırlanan bu kitap, her hizmet ehlinin taşıması icab eden vasıfları ve riayet etmesi gereken edep ölçülerini ele almaktadır. Müellif, Hizmeti, ‘’manevi zirvelere ulaştıracak ulvi bir basamak’’ olarak tarif ediyor. Kitabın muhtevasında; Hizmet şuuru, Peygamberimizin hayatında hizmet, Ashabın ve Allah Dostlarının hayatında hizmetin nasıl olduğunau izah ederek kitaba giriş yapılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan Cuma Hutbesi'nde “Edep ve Hayâ” konusu işlenerek insana nasıl bir değer kattığı anlatıldı.
Muhabbet ve edep olmadan mânen seviye katedebilmek mümkün değildir. Aksi hâlde ibadet, muâmelât ve ahlâktan geriye, kuru bir dâvâ ve faydasız bir yorgunluk kalır. Ne îmânın, ne ibadetlerin, ne de hizmetlerin tadına varılabilir.
Edep, Hak yolcusunun en kıymetli azığıdır. İnsan hem dindar hem de kaba, geçimsiz ve nezâketsiz olamaz.