Efendimiz (s.a.v.); “Allahım, dünyayı sen nasıl görüyorsan, bana da öyle göster.” diye dua eden bir adamı görünce; “Öyle söyleme!” diyerek onu ikaz ediyor ve “ Allahım! Dünyayı bana, salih kullarına gösterdiğin gibi göster.” şeklinde dua etmesini istiyor. Bu günkü soru şu olmalı; “Dünyevî addedilen işlerde yönümüz ne kadar salih kullardan yana? Bakışlarımız, duyuşumuz onlarla ne derece örtüşüyor?”
İnsan sorgulamalıdır. Sorgulamayan insan köleleşmeye mahkûmdur. Her insan “Ben bu dünyaya neden geldim? Bu âlemdeki gelip geçici misafirliğimin hikmeti nedir sorularını kendi kendine yöneltmelidir. Sorgulanmamış ve cevabı verilmemiş bir hayatın gerçekliği yoktur. Böyle bir hayat karşılıksız çek gibidir.
Ecel gelip çattığında en mahâretli eller bile artık tutmaz olur. Bundan sonra insan için ne ter dökme, ne yorulma, ne üşüme, ne de üşenme vardır. Yani Allah yolunda ibâdet, hizmet ve gayrete mânî olan bütün beşerî mâzeretler son bulur. Lâkin artık ibâdet ve gayret vakti değil, ilâhî hesaba çekilme zamanıdır.
Güzel bir kul olarak bu fânî âleme vedâ edebilmek için sayılı olan nefesleri son nefese hazırlamak zarûrîdir.
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-’ı mahlûkâtın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır.
Zuhruf, altın ve mücevher demektir. Muhtevasında bunlardan söz edilmesi ve Allah’ın insana sahip olduğu maddî değerlere göre değil, inanç ve davranışlarına göre kıymet verdiğinin anlatılması sebebiyle sûreye bu ad verilmiştir. İşte Zuhruf Sûresi'nden altın öğütler...
Uğruna nice kavgaların yaşandığı dünya nîmetleri, hakîkatte içi boş bir ceviz gibidir. İnsan, fânî hayat uykusundan ecel îkâzıyla uyanınca, onun ne kadar kısa, geçici ve boş olduğunu anlayacaktır.
Osmanlı Sultanı II. Murat’ın, Allâh’a ve (O’nun) Resûlü’ne olan derin muhabbetini gösteren vasiyeti...
Ahirette yegane geçer akçe olan kalb-i selîm, dünya hayatındaki huzur ve sükûnun temini için de -bir o kadar- elzemdir.
Unutmayalım ki âhirette hiç kimse; “dünyada az yaşadım, çok yaşadım” derdinde olmayacak. Geçen hayatının ne kadar hayırla veya şerle dolu olduğunun derdinde olacak…