“Cimri, Yanında Anıldığım Hâlde Bana Salavât Getirmeyen Kimsedir” Hadisi
“Cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavât getirmeyen kimsedir” hadisinin kısa açıklaması.
Ali b. Ebû Tâlib’in naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavât getirmeyen kimsedir.” (Tirmizî, Deavât, 100)
Hadisin Kısa Açıklaması
İnsanların Allah’ı hatırlamaları nasıl sadece tekbir getirmeye indirgenemezse, O’nun Resûlü’ne salavât getirmeleri de bilinen “salvele” kalıplarına indirgenemez. Allah lâfzını dilden düşürmemek, tekbir getirmek; söz konusu kalıplardan biriyle salavât getirmek elbette önemlidir ve önemsenmelidir. Ancak Allah ve Peygamber sevgisi sadece bu lafızlara indirgenmemelidir. Bir rivayette bir araya geldiklerinde Allah’ı zikretmeyen ve peygamberlerine salavât getirmeyenler kınanmaktadır. (Tirmizî, Deavât, 8.) Burada esasen Allah’ın emirlerine ve peygamberinin ahlâkına aykırı söz ve eylemlerde bulunmanın, zikir ve salavâtlarda adı anılan Allah ve Resûlü’nü rahatsız edeceği ifade edilmektedir. Toplantılara salavât getirerek başlamak elbette güzel ve övülmesi gereken bir davranış ise de asıl salavât, o toplantıların Allah Resûlü’nün tavsiye ettiği ölçülere aykırı olmamasına dikkat etmek, onun koyduğu ölçüleri düşünerek onlara uygun ve olgun davranmaktır. Aynı şekilde, “Yanında ismim anıldığı hâlde bana salavât getirmeyen kimsenin burnu yerde sürtünsün.” (Tirmizî, Deavât,100.) “Bana salavât getirmeyi unutan (terk eden) kişi cennet yolunu kaybeder.” (İbn Mâce, İkâmet, 25.) “Cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavât getirmeyen kimsedir.” (Tirmizî, Deavât, 100.) şeklinde gelen rivayetlerde yerilen kişilerin de Hz. Peygamber’in ismi anılınca bilinçli bir şekilde salavât getirmeyenler olduğu unutulmamalıdır.
Kaynak: Diyanet Hadislerle İslam








YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!