Miniklerin Oyuncakları Suriyeli Marangoz Kadınlardan

Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde geçici barınma merkezinde kalan ve Türkiye'de marangozluğu öğrenen Suriyeli kadınlar, büyük kalasları büyük ustalıkla ve emekle işleyerek, anaokuluna başlayacak çocuklara hediye edilecek ahşap oyuncaklara dönüştürüyor.

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak güvenli liman Türkiye'ye gelen Suriyeli kadınlar, Harran'da yaşama tutunmaya çalışıyor.

Harran Kaymakamlığı koordinesinde ilçedeki geçici barınma merkezinde kalan 10 Suriyeli kadın, Aile Destek Merkezi bünyesinde kurulan ahşap atölyesinde yaklaşık 3 yıl boyunca marangozluk eğitimi aldı.

Her gün sabahın erken saatlerinde kamptan çıkarak ilçe merkezindeki atölyeye gelen kadınlar, çocukların eğlencesi ahşap oyuncakları hazırlamak için ter döküyor.

Karadeniz ormanlarından ilçeye kamyonlarla getirilen kalaslar kadınlar tarafından başta hızar ve planya olmak üzere çeşitli iş makinelerinde küçültülüyor. Daha sonra bu küçük parçalar, kadınların narin ellerinde atölyede traktörden otomobile, bebekten hayvan figürlerine kadar pek çok oyuncağa dönüşüyor.

Suriyeli marangoz kadınların yaptığı ahşap oyuncaklar, Türkiye'nin birçok ilinden daha fazla öğrenci nüfusuna sahip Şanlıurfa'da, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından anaokulu öğrencilerine hediye edilecek.

EMEK HER ZAMAN KARŞILIK GÖRÜR

Kadınlardan 34 yaşındaki Fatma Henan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 7 yıl önce 4 çocuğuyla Türkiye'ye geldiğini söyledi.

Kendileri için güzel bir atölye ortamı oluşturulduğunu vurgulayan Henan, "Bu işle 3 yıldır uğraşıyoruz. İşin birçok püf noktasını öğrendik. Her gün konteyner kentten buraya büyük bir heyecanla geliyoruz. Çalıştıkça rahatımız ve huzurumuz artıyor. Yaptığımız oyuncakların Türk çocuklarla aramızda duygusal bir bağ kuracağına inanıyoruz çünkü çok emek ve özen gösteriyoruz. Emek her zaman bir şekilde karşılık görüyor." diye konuştu.

DESTEK BEKLİYORUZ

Atölye koordinatörü Hüseyin Aksu da doğal malzemelerden yapılan ahşap oyuncakların çocuklar için daha sağlıklı olduğuna dikkati çekti.

Kadınların marangozluğun püf noktalarını iyi kavradığını ifade eden Aksu, şöyle konuştu:

"Atölyemizde 3 yıldır oyuncak üretiyoruz. Şanlıurfa'da İl Milli Eğitim Müdürlüğünün vermiş olduğu destekle 625 anaokulu için ahşap oyuncak üretiyoruz. Suriyeli kadınlar bu üretimden oldukça memnun oldu. Bu tür imalatların devam edebilmesi için diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da benzer destekler bekliyoruz. Biz sağlıklı olan ahşap oyuncaklarla herkese destek vermeye daima hazırız."

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.