Peygamber Efendimiz Fadl Bin Abbas’ın (r.a.) Yüzünü Neden Çevirdi?
Peygamber Efendimiz’in Fadl bin Abbâs’ın (r.a.) yüzünü çevirdiği olay ve gözlerine, kulaklarına ve diline sahip olmanın önemi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in amcasının oğlu Fadl bin Abbâs radıyallahu anh güzel saçlı, ak benizli ve yakışıklı bir gençti. Hac esnasında Peygamber Efendimiz’in terkisindeydi.
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN FADL BİN ABBÂS’A (R.A.) ÖNEMLİ UYARISI
O sırada genç bir kadın, Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’e fetvâ sormaya geldi. Fadl kadına, kadın da ona bakmaya başladı. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem Fadl’ın yüzünü öbür tarafa çevirdi. Fadl tekrar bakınca, Efendimiz onun yüzünü tekrar çevirdi ve:
“–Kardeşimin oğlu! Bu öyle bir gündür ki kim bugünde kulağına, gözüne ve diline sahip olursa mutlaka bağışlanır.” buyurdu.
Efendimiz’in amcası Abbâs radıyallahu anh:
“–Yâ Rasûlâllah, amcanın oğlunun yüzünü niçin çevirdin?” diye sorunca da:
“–Bir delikanlı ve bir genç kız gördüm de şeytanın onları (fitneye düşürmesinden) emin olamadım.” buyurdu.[1]
Hisse:
Ruhlara zehir saçan nefsânî vitrinlerin, şeytânî ekranların ve süflî manzaraların her yanı sardığı günümüzde, bilhassa gözümüze çok dikkat etmeliyiz. Zira göz görüyor; lâkin onun gaflet ve kasvetinin cefâsını kalp çekiyor.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Hazret-i Ali radıyallahu anh’a hitâben şöyle buyurmuştur:
“Ey Ali, âniden bir haramı gördüğünde dönüp tekrar bakma! Zira ilk bakış, senin (için affedilmiş)tir, ancak ikinci bakış aleyhinedir (günahtır).” (Ebû Dâvûd, Nikâh, 42-43/2149; Tirmizî, Edeb, 28/2777)
Yani bakılması haram bir şeye gayr-i irâdî gözümüz ilişirse, bu ilk bakış mâzur görülür, fakat bakışı devam ettirmek haramdır.
Buna bir misal kabîlinden zikretmek gerekirse, meselâ her arabada bir plaka vardır. Lâkin insanlar yoldan gelip geçen arabalara bakarken, onların plakalarını okumak için nazarlarını derinleştirmezler.
İşte bunun gibi, bizler de haramların câzibelerine karşı takvâ zırhına bürünmeli, gayr-i irâdî gözümüze çarpan haramlardan da yüz çevirmeliyiz ki iç dünyamızın huzur ve sâfiyetini koruyabilelim.
Nitekim edep ve hayâ âbidesi Hazret-i Osman radıyallahu anh:
“Gözü haramdan korumak, ne güzel şehvet perdesidir.” buyurur ve bu hususta insanları îkaz ederdi.
Şu husus da çok ibretlidir ki, belki de kıyâmet gününde âmâlar;
“–Yâ Rabbi! Bizi dünyada âmâ kılarak harama bakmaktan korudun.” diyerek şükredecekler.
Bizler de görebilme nîmetinin şükrânesi sadedinde gözümüzü haramlardan titizlikle korumalıyız ki Rabbimiz’in rızâsına nâil olabilelim. Nitekim bir hadîs-i şerîfte şöyle buyruluyor:
“Harama bakış, iblisin zehirli oklarından bir oktur. Her kim Allah korkusu sebebiyle onu terk ederse, Yüce Allah, bu davranışına karşılık ona, kalbinde tadını hissedeceği bir îman (lezzeti) bahşeder.” (Hâkim, IV, 349/7875; Heysemî, VIII, 63)
Dipnot:
[1] Bkz. İbni Saʻd, et-Tabakātü’l-Kübrâ, 4/54; Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, 1/75, 211-213, 329, 356; Tirmizî, Hac, 54.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!