TARİHİMİZ

Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz'in Hikmetli Sözlerinden Seçmeler

Resûlullah Efendimiz'e (s.a.v) olan engin muhabbeti ve sadakati gönüllere taht kuran Hazreti Ebû Bekir (r.a) Efendimiz’in hikmetli sözlerinden seçmeler.

Hz. Meryem’in (a.s.) Mabed Günleri

Erkek çocuk beklenen mabede bir kızın kabulü ve Cebrail'in (a.s.) getirdiği babasız bebek müjdesi: Hz. Meryem'in (a.s.) doğumu, mâbede adanması ve mâbed günleri

Hz. Ali’nin (r.a.) Kabri Nerededir?

Dördüncü İslam halifesi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) damadı ve amcası Ebu Talib’in oğlu Hz. Ali (r.a.) ne zaman ve nasıl şehit oldu? Hz. Ali’nin (r.a.) kabri gerçe

Hz. İbrahim (as.) Oğlu Hz. İsmail’i (as.) Ziyarete Gider

Hz. İbrahim'in (as.) oğlu Hz. İsmail’i (as.) ziyaretinden çıkarmamız gereken ibretlik kıssa...

Tebliğ Vazifesini Terk Etmenin Vebâli

Tebliğ vazifesini terk etmenin vebâli nedir? Kur’ân-ı Kerim; tebliğ vazifesini terk etmenin vebâli hakkında nasıl bir misal veriyor?

Vâlide Sultanların Vakıf Eserleri ve Hayırları

Vâlide Sultanların cami, çeşme ve sebillerle asırlara uzanan vakıf hayırları nasıl şekillendi?

İstanbul’un Çeşme ve Sebilleri

İstanbul’un su medeniyetinin zarif nişâneleri olan Osmanlı çeşme ve sebilleri, hayır anlayışı, mimarî incelik ve mânevî derinliğiyle asırlar boyunca şehre can v

Osmanlı Vâlide Sultanları Serveti Nasıl Hayra Dönüştürdü?

Hareme sermayesiz giren vâlide sultanlar, serveti nasıl hayra dönüştürdü?

Osmanlı Vakıf Medeniyetinde Kadın Sultanlar

Osmanlı Harem’i yalnızca bir saray mekânı değil; vâlide sultanları ilim, edep ve merhametle yetiştirerek onları vakıf ve hayır yarışının öncüsü hâline getiren b

Leonardo da Vinci, Neden İstanbul’a Çağrılmadı?

Sultan 2. Bâyezîd, dünyaca ünlü bir mimar Leonardo da Vinci’nin teklifini neden geri çevirdi? İstanbul’un kendi ruhunu koruma hikmeti neydi?

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.