Sorularla İslam

Rûm Suresinin 41. Ayeti Ne Anlatıyor?

Rûm suresi 41. âyette verilmek istenen mesaj nedir? Kâinattaki düzenin neden bozulduğunu ve insana yapılan ilahî uyarıyı bildiren Rûm sûresi 41. âyetin Arapçası

Bişr-i Hâfî ve Mâruf-i Kerhî Hazretleri Arasında Nasıl Bir Kardeşlik Vardı?

Hak dostlarının birbirine olan sevgisi ve Allah için kurdukları kardeşlik bağı nasıl bir derinliğe sahipti? Bişr-i Hâfî ile Mâruf-i Kerhî Hazretleri’nin örnek m

Rûm Suresinin 30. Ayeti Ne Anlatıyor?

Rûm suresi 30. âyette ne anlatılmak isteniyor? İnsanın doğuştan tertemiz bir fıtrat üzere yaratıldığını ve asıl görevinin bu saflığı koruyabilmek olduğunu anlat

Hz. Ali (r.a.) Uyardı: “Yarın Yapma!” Ömrümüzü Nasıl Planlamalı ve Bereketlendirmeliyiz?

“Yarın yaparım deme, belki yarın olur ama sen olmazsın.” Hz. Ali’nin (r.a.) bu ikazı ve İmâm-ı Rabbânî'nin uyarısıyla: Ömrümüzü çalan mâlâyânî (lüzumsuz meşgale

Rûm Suresinin 19. Ayeti Ne Anlatıyor?

Rûm suresi 19. âyette ne anlatılmak isteniyor? Haşir konusunu ele alan Rûm sûresinin 19. ayeti olan “Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır” hitabının Arapçasın

Kur’an’ı Yaşayan Canlı Örnek

Kur’ân’ı gerçekten anlamak ve yaşamak, Rasûlullâh’ın (s.a.v.) hayatını örnek almakla mümkün mü?

Namaz Kılan Kişinin Önünden Geçme Mesafesi Kaç Metredir?

Namaz kılan kişinin önünden geçme mesafesi kaç metredir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Nafile Namazları Camide mi Evde mi Kılmak Daha Faziletlidir?

Nafile namazları camide kılmak mı evde kılmak mı daha faziletli? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Gerçek Gönül Huzuruna Erişmek İçin, Nasıl Bir Hayat Yaşamalı?

Dünya nimetleri gönlü huzura kavuşturabilir mi? Gerçek sükûn, bedende mi yoksa rızâ dolu bir kalpte mi saklıdır?

Peygamber Efendimiz’in Tevazusu Nasıldı?

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatından, kul olmanın en yüce hâli: Tevâzû... Resûlullah’ın (s.a.v.) örnek hayatından alçak gönüllülüğe dair unutulmaz tablola

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.