Dinden Çıkıp Tekrar Müslüman Olan Kişini Gusül Abdesti Alması Gerekir mi?
Dinden çıkıp tekrar Müslüman olan kişini gusül abdesti alması gerekir mi? Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Abdesti bozan şeyler bellidir. Yani ister büyük abdest olsun ister küçük abdest olsun abdesti bozan şeyler bellidir. Büyük abdest söz konusu olacak olursa büyük abdesti bozan şeyler veya gusül abdesti almayı gerektiren şeyler nelerdir diye baktığımızda, ihtilam olmak bunların başında gelmektedir. İşte kadınların özel durumlarından temizlenmeleri halinde gusül abdesti almaları gerekir. Yine doğum yaptıktan sonra, nifas süresi geçtikten sonra, kan kesildikten sonra ki bunun en fazlası 40 gün olur ama 20 günde de sonlanabilir, 15 günde de sonlanabilir. Dolayısıyla burada bir yanlış anlaşılma bazen söz konusu olabiliyor, onu düzeltmek lazım. İlla doğum yapmış olan kadın 40 gün namaz kılamaz diye bir şey söz konusu değildir. En fazla 40 gün onun kan gelmesi devam edebilir. 40 günden sonra devam etse de namaz kılması lazım. Ama 40 günden önce, 30 günden önce, 20 günden önce temizlenebilir mi? Temizlenebilir. Binaenaleyh bir kadın doğum yaptı; 15 gün sonra artık doğumdan mütevellit kan gelmesi kesildi ve temizlik hali 3 gün devam etmişse, yani kesildikten sonra zaten namazına başlar. Eğer bu kesinti 3 günden fazla sürmüşse o zaman demek ki artık nifas dönemi sona ermiş demektir. Ondan sonraki dönemde farklı bir durum, farklı bir sıfatla anılacak demektir kadın.
Bunu ifade ettikten sonra şunu tekrar özetleyelim: Gusül abdesti almak ne zaman gerekir? İhtilam olan bir erkeğin ihtilam olduktan sonra, yani cinsel ilişkiden sonra veya işte cinsel ilişki söz konusu olmadan da rüyalanmayla veya herhangi bir sebeple erkeklik organından meni dediğimiz, yani cinsel ilişkiye mahsus olan bir akıntının gelmesiyle erkekler gusül abdesti alma mecburiyetindedir. Ne zaman bu mecburiyet kesinleşir? Namaz vaktinin çıkması söz konusu olduğunda veya gusül abdestsiz yapılmayan bir ibadet yapılmak durumunda olduğunda kesinleşir. Kadınlarda da buna ilaveten, yani erkeklerde ve kadınlarda aynı olan bu duruma ilaveten, adet döneminin bitmesiyle veya nifas döneminin sonlanmasıyla gusül abdesti alması gerekir.
Dinden Çıkıp Tekrar Müslüman Olan Kişini Gusül Abdesti Alması Gerekir mi?
Bunların içerisinde dinden çıkma, gusül abdestini bozar bir eylem olarak görülmemektedir. Evet, dinden çıkma büyük bir günahtır. Eşi benzeri olmayan bir günahtır neredeyse. Yani şirk en büyük günah olarak kabul edilir. Dinden çıkma ondan daha büyük bir günahtır. Niye? Şirk; müşrik bilmeden belki bu işi yapıyor, Müslümanlığın güzelliğini tatmadan bunu yapıyor. Bir mürekkep cehalet içerisinde; anneden, babadan, atadan gelme bir cahilliğin, bir bilmezliğin ve kendisini o bilmezlikte, o cahillikte haklı görme gibi cehli mürekkep dediğimiz katmanlaşmış bir cehaletin içerisinde. Müslüman olmuş biri, Müslümanlıktan sonra aynı şeye devam ediyor olması bu ciddi bir sıkıntı. Dolayısıyla burada Müslüman olan birinin dinden çıkması çok büyük bir cinayet, tabiri caizse çok büyük bir günahtır. Ama abdest bozulmuş olur mu meselesi ayrı bir mesele. Tekrar dine girdiğinde, aklı başına gelip de Müslüman olduğunda tekrar abdest alması gerekir mi? Edeben gerekir. Ama bazı mezheplerde bunu adeta ölmüş olarak kabul ederler. Nasıl ölmüş biri defnedilmeden önce gusül aldırıyorsak, ona yıkıyorsak bu yıkama ölülerimiz için gerekli olan bir yıkama ise, burada da bu kimsenin abdestinin kaybolduğu, tekrar yeniden abdest almasının gerektiği hususunda görüş bildirenler de olmuştur. Mamafih abdest alması doğru olur, yerinde olur. Çünkü dinden çıkmak öyle kolayca yapılabilecek bir şey değildir.
Dinden Çıkma Melesinden Kasıt Ne Olabilir?
Değerli hocam, belki de burada şöyle bir düşünce olmuş olabilir: Yani gençler arasında bugün birtakım sözler söyleniyor. İşte efendim dinden çıkacak bir laf söylediği hemen o anda mesela tekrar tövbe etti veyahut da bunu bilmiyordu da birisi onu uyardı ve tekrar kelime-i şehadet getirdi. Sanırım böyle bir arka planı olabilir bu sorunun. Olabilir. Bu tür bilinçsizce söylenen sözlerle hemen dinden çıkma meydana gelmez. Yani dinden çıkma dine girmek gibi ağır sonuçları olan bir eylemdir. Öyle gelişi güzel dinden çıkma, gelişi güzel dine girme olmaz. Bazen insanlar söyledikleri lafın nereye gideceğini bilmeden, neticesini düşünmeden bir laf ederler. Böyle bir laf etti diye adam "sen dinden çıktın, imandan çıktın" diye bir muameleye tabi olmaz. Mamafih, yani söylediği söz dinden çıkmayı gerektiren bir sözse de bunu kasıtlı olarak söylemek lazım ve bununla dinden çıkmayı murat ederek söylemek lazım. Yoksa öyle değil de mesela geçen yine bir soru sormuştunuz yanlış hatırlamıyorsam; adam işte "Ben devletim için Hristiyan olmam gerekirse Hristiyan olurum." Yani bu sözün nereye gittiğini bilmeden söylenmiş bir söz. Bunu düzgün anlatmak lazım. Devletin ne olduğunu, dinin ne olduğunu iyi izah etmek lazım, iyi anlatmak lazım. Buna rağmen sonuçlarını bildiği halde biri ısrar ediyorsa o zaman o, Allah muhafaza etsin, dinden çıkma söz konusu olmuş olur. Yoksa arada bir şeyi tartışırken söylediği bir sözden dolayı mesela ne diyelim, komünizmin kızıl kitabı var. "Ben komünizmin kızıl kitabını okudum, çok sevdim." E ama komünizmin kızıl kitabı işte Allahsızlık, dinsizlik ifade ediyor. "Bunu sevdim" demek tehlikeli bir şey. Ama adam oradaki düşüncelerin nereye gittiğini bilmeden kendince orada bir sosyal devlet öngörüsünü veya toplumsal adaleti gördüğü için sevdiğini söylüyor. Binaenaleyh bu tür şeyler, sonuçları itibariyle kişi tarafından benimsenmedikçe, sonuçları kişiye yüklenebilecek şeyler değildir. Allahu alem.







YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!