DOSYALAR

Zemzemin Özellikleri

Zemzem, Hemze, Tayyibe, Tahire, Şarabü'l-Ebbar olarak da bilinen, Mekke'de Harem-i Şerif'te bulunan kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyudur.

Her Şartta İsrail’i Boykot

İsrail’e karşı boykotu savunan “Boykot, Tecrit, Yaptırım” hareketi üyesi İsrailli Verdi, “Uluslararası toplum, İsrail’i askeri ve ekonomik olarak desteklemekten

Ankara’da Gönülleri Fetheden Güzel İnsan

15 Eylül 2014 Pazartesi günü Hacı Gedikli ağabey Rahmet-i Rahmân’a kavuştu. 16 Eylül günü öğle namazına müteakip kendi imar ettiği Sami Efendi Külliyesi’nde cen

Geleceğin Öğretmenleri İgeder’de

Eğitim fakültelerinde okuyan öğretmen adaylarının kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla kurulan İGEDER Akademi’nin 15. ve 16. dönem

İzzettin El-kassam Kimdir?

Filistin cihadının kilometre taşlarından ve bu topraklarda İslâmi kimliğin korunması yolunda çok yönlü mücadele eden önderlerden olan ve son zamanlarda İsrail'e

2014 Fıtır Sadakası Miktarı Belli Oldu

Ramazan ayı, zenginlerle fakirleri kucaklaştıran, yardımlaşma ruhunu canlı tutan, paylaşma bilincini geliştiren ve ibadet azmini kuvvetlendiren bir ay. Bu mübar

"Hüdayi'de Aileden Öte Bir Muhabbet Yaşadım"

Üniversite okumak için Moğolistan'dan Türkiye'ye gelen Fatma Zehra'nın İslam'la tanışmasını anlattığı ilk bölümümüzün ardından şimdi de Türkiye'de neler yaşadığ

Aziz Mahmud Hüdâyi Camii Açıldı

Üsküdar'da restorasyonu tamamlanan Aziz Mahmud Hüdayi Camisi'nin yeniden hizmete açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul Valisi Hüseyin Avni

Hüdâyi'den Suriyelilere Yardım Eli

Aziz MAhmud Hüdayi Vakfı, Suriye’de 2011 yılında başlayan savaş nedeniyle vatanlarını terk ederek, ülkemize sığınan Suriyeli muhacirlere yönelik yardım çalışmal

Başrahibenin Oğlu Nasıl Müslüman Oldu?

Hristiyan bir ailenin içinde İslam’ın nasıl yeşerdiğini okumak isteyenler İsaac Nawaf Abadeleseb’in Gana’dan Türkiye’ye uzanan hikayesini, nasıl Müslüman olduğu

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.