Evlenecek Gençlere Devlet Yardımı Başlıyor!

Evlenecek gençlere devlet desteği uygulaması 2 ay sonra başlıyor. 16 Nisan'da başlayacak uygulama ile 3 yıl boyunca çeyiz hesabına para yatıran ve 27 yaşını doldurmadan evlenenler, 5 bin liraya varan devlet desteği alacak. 

Evlenen çiftlerden kriterleri yerine getiren her bir eş devlet katkısından ayrı ayrı yararlanabilecek. Böylece evlenenler 10 bin liraya varan çeyiz desteği alabilecek. İşte çeyiz hesabının şartları:

Hesap, bankaların yurt içi şubelerinde TL cinsinden mevduat hesabı veya katılım fonu olarak açılabilecek. Banka ile çeyiz hesabı sözleşmesi imzalanacak.

Çeyiz hesabına katılımcının düzenleme ödeme yapması gerekiyor. Düzenli aylık ödemelere ilişkin alt sınır 100 lira, üst sınır bin lira. Ödemelerin 3 aylık ödeme planına göre yapılması durumunda aylık alt ve üst sınırların 3 katı tutar geçerli olacak.

Katılımcı, çeyiz hesabının açılış tarihinde bir defaya mahsus olmak üzere, üst sınırı aşan bir tutar yatırabilecek. Ancak bu tutar 15 bin lirayı geçemeyecek.

Katılımcı aylık ödeme planını seçmişse 1 dönem içinde 3 defadan fazla düzenli ödemeyi aksatmaması gerekiyor. 3 aylık ödeme planını seçmişse de 1 dönem içinde 1 defadan fazla düzenli ödemenin aksatılmaması şart.

Bir dönem içinde çeyiz hesabından en fazla 2 defa çekim hakkı tanınacak. Takvim'in haberine göre, çeyiz hesabında kalan bakiyenin, çeyiz hesabının açılış tarihinden itibaren yatırılması gereken asgari tutarlar toplamından az olmaması gerekiyor.

Düzenli ödeme süresi 36- 47 ay olanlar hesaptaki birikim tutarının yüzde 10'u (ödenecek tutar 4 bin lirayı geçmeyecek); 48-59 ay arası olanlar yüzde 15'i (ödenecek tutar 4 bin 500 lirayı geçemeyecek); 60 ay ve üzeri olanlar için yüzde 20'si (5 bin lirayı geçemeyecek) kadar devlet katkısı alacak.

Devlet katkısı çeyiz hesabının bulunduğu banka aracılığıyla verilecek. Bunun için katılımcı, evlilik tarihinden itibaren 6 ay içinde aile cüzdanı ve ilk evliliği olduğuna dair ilçe nüfus müdürlüğünden alacağı belge ile hesabının bulunduğu bankaya müracaat edecek.

Katılımcılara sadece tek çeyiz hesabı için devlet katkısı ödenecek. Birden fazla hesap açılması halinde bunlar birleştirilemeyecek ve katılımcının devlet katkısı için başvurduğu ilk hesaba devlet katkısı verilecek.

Kaynak: Yeni Şafak

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.