Büyüklerin Dilinden: Dünyada Sevdirilen Üç Şey

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Dört Halife ve Cebrail (a.s.) için dünyada sevdirilen üç şey neydi? Büyüklerin dilinden fani dünyada sevdirilen hikmetli ölçüler.

Büyüklerden birisi şöyle demiştir: “Üç şey sıdk (doğruluk) ve peygamberlerin mertebesine yaklaşma alametlerindendir.

  1. Altın ve gümüş yanında toprak gibi olacak şekilde dünya ve malın değerini kalpten çıkarmak.
  2. İnsanlar ölmüş ve yeryüzünde tek başına kalmış gibi insanların övmesine ve yermesine aldırmayarak kalpten halkı görmeyi çıkarmak.
  3. Dünyanın çocukları tokluk ve şehvetlere ulaşınca sevindikleri gibi açlık ve şehvetleri terk etmekte nefsin idâresini sağlam yapmak.”

Sonra sâliha ve güzel bir kadın, şehvetler cinsinden değil tasfiye sebeplerindendir.

Kadının kocasına muvâfakati/uygun olması dünya saâdetlerindendir. Nitekim Hz. Ali (r.a.) der ki: “Beş şey kişinin saâdetindendir: Zevcesinin kendisine muvâfakati, çocuklarının iyi olması, kardeşlerinin takvâ sâhibi olması, komşularının sâlih olması ve rızkının kendi beldesinde olması.” (14. Cilt sayfa 292-293)

BÎÇÂRELERİN SIĞINAĞI: NİYAZ, DERT VE MAKBUL DUA

Şeyh Davud Yemâni bir hastayı ziyarete gitmişti. Hasta, “Ey Şeyh, şifâ bulmam için bana duâ et” dedi. Şeyh şu cevabı verdi: “Asıl sen duâ et, zira bȋçâre olan sensin ve biçârelerin duâsına icâbet olunur. Çünkü onun niyâzı çoktur ve Hak sübhânehû ve teâlâ bȋçâreleri sever.”

Mesnevi’ de der ki:

Bu kadarcık çocuğu konuşmaya başlatan,

Niyâz ve derdiydi Meryem’in.

Nerde bir dert varsa devâ oraya gider.

Nerde yoksulluk varsa azık oraya gider.

Nerde bir müşkil varsa cevap oraya gider.

Nerde bir ekin varsa su oraya gider.

Hakk’kın huzurunda niyâzla yapılan bir yakarış,

Bir ömür secde ve namaz kılmaktan iyidir.

Güç kuvvet göstermeyi bırak da ağlayıp sızlamaya başla.

Merhamet bu ağlayıp sızlanmalara gelir a yoksul.

---

Darda kalanın duâsına perde yoktur. Mazlûmun duâsı geri çevrilmez. Her ecel/müddet yazılıp belirlenmiştir.

DÜNYADA SEVDİRİLEN ŞEYLER

Nefâisü’l-mecâlis’de der ki: “Bir hadiste: “Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” (Nesâi, İşretü’n-nisâ, 1; Müsned, III, 128, 199, 285 )

Ebu Bekir (r.a.) bunu duyunca şöyle dedi: “Yâ Rasûlallah! Bana da dünyadan üç şey sevdirildi: Sana bakmak, malımı senin huzurunda harcamak ve huzurunda oturmak.”

Ömer (r.a.) da dedi ki: “Dünyadan bana da üç şey sevdirildi:  Allah’ın dostlarına bakmak,  Allah düşmanlarını kahr u perişan etmek ve Allah’ın hududunu korumak.”

Osman (r.a.) da dedi ki: “Ey efendim, bana dünyadan üç şey sevdirildi: Selamı yaymak, yemek yedirmek ve insanlar uykuda iken geceleyin namaz kılmak.”

Ali (r.a.) da şöyle dedi: “Ey efendim, bana dünyadan üç şey sevdirildi: Kılıçla vurmak (cihad), yazın oruç tutmak, misâfire ikramda bulunmak.”

Bunun üzerine Cebrail (a.s.) geldi ve şöyle dedi: “Ey Efendim, bana da dünyanızdan üç şey sevdirildi: Yolunu şaşıranları irşâd etmek, miskinlere yardım etmek ve Rabbü’l âlemin’in kelamı ile ünsiyet.” Sonra Cebrail (a.s.) kayboldu, bir müddet sonra yıne geldi ve şöyle dedi: “Allah Teâlâ sana selam ediyor ve buyuruyor ki: “Dünyanızdan üç şeyi seviyorum. Asilerin gözyaşı, tevbe etmeyen günahkârlara azâp etmek, darda kalanların duasına icâbet etmek.” (14. Cilt sayfa 300-301-302)

ÖMÜR SERMAYESİ: MARİFET YOLUNDA UYANIKLIĞIN DEĞERİ

İmam Kuşeyrȋ  der ki: “Bir adamın iki öğrencisi vardı. Aralarında ihtilâfa düştüler. Birisi: “Uyku daha hayırlıdır. Çünkü insan o halde iken Allah’a isyan etmez.” dedi. Diğeri ise: “Uyanıklık daha hayırlıdır. Çünkü kişi Allah’ı o halde bilir/ tanır.” Sonra bu konuda şeyhin hakemliğine başvurdular. Şeyh onlara: “Uykunun üstün olduğunu söyleyen sana göre ölüm senin için yaşamaktan daha hayırlıdır. Uyanıklığın daha üstün olduğunu söyleyen sana göre de yaşamak daha hayırlıdır” dedi.

Bu hikâyede uzun hayatın ve uyanıklığın Allah Teâlâ’yı ma’rifeti tahsil için, O’nun tâatini güzelce yerine getirmek için sevimli ve değerli olduğuna işaret vardır. Çünkü hayır ehli ve hayır yolda olan kimse dışında ölümden sonra sevap ve terâkki yoktur. (14. Cilt sayfa 333)

Kaynak: Ahmet Başer, Altınoluk Dergisi, Sayı: 482

İslam ve İhsan

HZ. EBUBEKİR’E (R.A.) DÜNYADA SEVDİRİLEN 3 ŞEY

Hz. Ebubekir’e (r.a.) Dünyada Sevdirilen 3 Şey

HAKİKİ SEVGİ ÜÇ ŞEYLE BELLİ OLUR

Hakiki Sevgi Üç Şeyle Belli Olur

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.