Bunalıma Giren Bir Engellinin İntihârı Seçme Hakkı Söz Konusu Mudur?

Bunalıma giren bir engellinin intihârı seçme hakkı söz konusu mudur?

İntihâr, kişinin kendi kendini öldürmesidir. Problemler karşısında bunalan, ümîdini kaybeden ve bir çıkış yolu göremeyen insânlar, intihâra yönelebilmektedirler. Bir âyette şöyle buyuruluyor:

“İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.”[1]

Allâh Teâlâ intihârı, kesin olarak yasaklamıştır. Ötenazi tarzı operasyonlar câiz değildir. Kur’ân’da şöyle buyurulur:

“...Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın...”[2]

“...Kendinizi öldürmeyiniz. Şüphesiz Allâh size karşı çok merhâmetlidir.”[3]

“...Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allâh’ın harâm (dokunulmaz) kıldığı cana kıymayın. İşte size Allâh bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”[4]

İslâm Dîni’nin korunmasını istediği ve bu konuda çeşitli önlemler aldığı beş şeyden (mal, can, akıl, nesil, dîn) birisi de sağlıklı yaşama hakkıdır. Bu yüzden bir müslümanın bunalım geçirip intihârı seçmesi mümkün değildir. Allâh Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Allâh’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allâh’ın rahmetinden ümit kesenler yalnız onu tanımayanlar takımıdır.”[5]

Hicr sûresinde Hz. İbrâhîm (a.s.)’in ağzından şu ifâdeler dökülmektedir:

“Rabbimin rahmetinden ümîdini sapıklardan başka kim keser?”[6]

İnsan kaderini bilemez ama acelecidir. Önündeki günlerin sonradan ne getireceğini bilemez. Rasûlullâh Aleyhissalâtu vesselâm bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Makbûl sabır, musîbetle karşılaştığın ilk andakidir”[7]

İnsan, o anda yaşadığı durumun o kişi için aslında hayır mı şer mi olduğunu da bilemez. Bunun için sabırlı olması ve intihâra kalkışmaması lâzımdır. Allâh Teâlâ (c.c.) nefsin hoşlanmadığı bir olayın altında büyük hayırlar bulunabileceğini haber vermekte, belâ, hastalıklar ve felâketlerin de bizim için belki de iyi olabileceğini bildirmektedir. Konuyla yakından ilgili bir âyet-i kerîmenin meâli şöyledir:

“Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız, hâlbuki o, hakkınızda bir hayırdır. Ve olur ki, bir şeyi seversiniz, hâlbuki hakkınızda o bir şerdir...”[8]

İntihâr edenlerin Cehennem’e gidecekleri hadîslerde bildirilmiştir. Ebû Hüreyre (r.a.) Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemin şöyle dediğini rivâyet etmiştir:

“Kim bir demir parçasıyla intihâr ederse demir parçası elinde Cehennem ateşi içinde onu ha bire kendine vurup durur. Sonsuza dek böyle devâm eder. Kim zehir içerek intihâr ederse Cehennem ateşi içinde zehiri elinde onu içer durur. Sonsuza dek böyle devâm eder. Kim kendini bir dağdan atar da intihâr ederse o Cehennem ateşinde kendini hep ateşe atıp durur. Sonsuza dek böyle devâm eder.”[9]

Ebû Hüreyre, Rasûlullâh’tan şunu da rivâyet etmiştir:

“Kendini boğarak intihâr eden Cehennem’de de boğar. Kendine bir şey batırarak intihâr eden Cehennem ateşi içinde de onu batırır. Kendini yüksekten atan Cehennem’de de yüksekten atar.”[10]

Sehl b. Sa’d (r.a) rivâyet ettiği, Peygamberimiz (s.a.s) zamânında yaşanan şu olay da ibretlidir:

“Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem müşrîklerle karşılaştı ve savaştı. Rasûlullâh geri çekildi, diğer taraf da geri çekildi. Rasûlullâh’ın ashâbı içerisinde bir kişi vardı ki tek başına düşmânın peşine düşmüş kılıcıyla vuruyordu. Denildi ki bugün bizden hiç kimse onun yaptığını yapamadı.

Rasûlullâh buyurdu ki, «O Cehennemliktir.»

Birisi dedi ki, «Ben hep onu tâkip edeceğim.» Sonra O’nunla çıktı. O nerede durduysa O da orada durdu. Hızlanınca da onunla birlikte hızlandı. Adam ağır bir yara aldı. Bir an önce ölmek isteyerek kılıcını yere koydu, ucunu da göğsünün ortasına getirdi. Sonra bütün gücüyle kılıç üzerine yüklendi ve intihâr etti.

Adam çıkıp Rasûlullâh’a geldi. Dedi ki, «Senin gerçekten Allâh’ın elçisi olduğuna şâhitlik ederim.» Allâh Rasûlü «Neyin var?» dedi.

Sözüne şöyle devâm etti: «Bir müddet önce Cehennemlik olduğunu söylediğin bir adam vardı. Herkes bunu şaşkınlıkla karşılamıştı. Demiştim ki ben bu işi çözerim. Adamın peşine düştüm. Ağır bir yara aldı. Bir an önce ölmek istedi. Kılıcının kabzasını yere, ucunu da göğsüne koydu. Sonra kılıcının üzerine bütün gücüyle yüklendi ve intihâr etti.»

Bunun üzerine Rasûlullâh şöyle buyurdu:

“Bir kişi insânlar nazarında Cennetlik kimse gibi davranış gösterebilir. Ama O aslında Cehennemliktir. Bir başkası da insânlar nazarında Cehennemlik kimse gibi davranış gösterebilir. Ama aslında O Cennetliktir.”[11]

Dînî açıdan bakıldığında, hayâtında ne kadar zorluk çekerse çeksin bir kişinin intihârı seçmesinin îmânını tehlikeye soktuğu âşikârdır. Bununla birlikte intihâr eden bir insâna “yüzde yüz Cehennemliktir” damgası vurulamaz. İntihâr eden bir insânın, o anda aklını kaybedip kaybetmediği bilinemez, bu sebeple intihâr etmeden önce Müslüman olduğu bilinenler Müslüman kabûl edilir ve cenâze namazları kılınır. Allâh Rasûlü (s.a.s.), intihâr edenlerin cenâze namazına katılmamış ama sahâbenin kılmasına müsâade etmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) intihâr eden kimsenin âhirette dünyâda intihâr ettiği şekilde kendisine azâp edileceğini ve bu kişinin cehenneme gideceğini bildirmiştir.[12] Bu yüzden hayâtını çekilmez bulan, bunalıma giren bir engelli, ne olursa olsun intihâr yolunu seçemez. Çünkü geleceği tam anlamıyla bilmeyen bir insân, aslâ intihâr teşebbüsünde bulunamaz, Allâh’ın kendisine emânet olarak verdiği canına kıyâmaz.

Dipnotlar:

[1] Fussilet: 41/49.

[2] Bakara: 2/195.

[3] Nisâ: 4/29.

[4] En’âm: 6/151.

[5] Yûsuf: 12/87.

[6] Hicr: 15/56.

[7] Buhârî; “Cenâiz” 43; 7, 32, “Ahkâm” 11; Müslim, “Cenâiz” 14, (626); Ebû Dâvûd, “Cenâiz” 27, (3124); Tirmizî, “Cenâiz” 13, (987); Nesâî; “Cenâiz” 22, (4, 22)

[8] Bakara: 2/216.

[9] Buhârî, “Edeb” 44, 73, “Tıp” 56; Müslim, “Îmân” 175, 177; Tirmizî, “Îmân” 16, Tıp 7.

[10] Buhârî, “Cenâiz” 83.

[11] Buhârî, “Meğâzî” 38; http://www.fetvâ.net/yazili-fetvâlar/intihar-etmenin-hukmu-nedir.html

[12] Buhârî, “Tıb” 56.

Kaynak: Hasan Serhat YETER, Engellinin İlmihâli, 2022

İslam ve İhsan

RÛHSAL OLARAK KRİZE GİRİLEN ANLARDA DÎNEN NE YAPILMASI GEREKİR?

Rûhsal Olarak Krize Girilen Anlarda Dînen Ne Yapılması Gerekir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle