Batı, İsrail İstemediği İçin Ateşkesi Dillendirmeye Korkuyor

"ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarını silah şirketleri finanse ediyor ve bu kuruluşlar açıkça Gazze'deki katliamı destekliyor"

Kanadalı aktivist ve yazar Yves Engler, İsrail'in, tüm dünyada çok geniş çaplı lobi faaliyetinde bulunduğunu ve bu nedenle Batılı devlet yetkililerinin, İsrail ordusunun 7 Ekim'den bu yana Gazze'de yaptığı katliamı görmezden geldiğini söyledi.

AA muhabirine, Batılı devletlerin, İsrail'in Gazze'deki sivil katliamına yaklaşımını değerlendiren Engler, İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 7 Ekim'den bu yana sivilleri hedef alan saldırılarının korkunç olduğunu anlattı.

"Gördüklerimiz, çocukların öldürülmesi, altyapının tahrip edilmesi ve yeni doğmuş bebeklerin kuvözlerden kaçırılması gibi olaylar beni dehşete düşürüyor." diyen Engler, İsrail'in Gazze'ye 2009, 2014 ve 2021'de de benzer şekilde saldırdığını ancak, 7 Ekim'de başlayan saldırıların öncekilere göre görülmemiş derecede "insanlık dışı" olduğunu kaydetti.

Batılı devletlerin, İsrail'in Gazze'deki sivil yerleşimlere saldırmasında büyük payı olduğuna dikkat çeken Engler, "Bu siyasi olarak korkunç bir şey. Mesela vatandaşı olduğum Kanada'nın İsrail'in katliamlarını desteklemesi dehşet verici. Büyük bir adaletsizlik. Kanada, İsrail'in saldırılarını desteklediği için açıkça özür dilerim." ifadesini kullandı.

Engler, Batılı politikacıların kişisel çıkarları için Gazze'deki "soykırım" ve şiddete karşı harekete geçemediğini dile getirerek, Gazze'deki katliamın, İsrail'i destekleyen siyasetçilerin kariyerlerinde kara bir leke olacağını aktardı.

Batılı hükümetlerin aksine halkların İsrail'in Gazze'deki katliamlarını desteklemediğini ve buna karşı çıkarak bedel ödediğini vurgulayan Engler, "Batılı devletler siyaset ve medya olarak Filistin karşıtı olsa da İsrail'i desteklemeyen ve bu durumu protesto eden pek çok insan olduğunu söyleyebilirim." diye konuştu.

Batı, İsrail istemediği için ateşkes istemeye korkuyor

Engler, Batılı devletlerin, Ukrayna savaşı ve Gazze'deki katliamlara farklı tepkiler verdiğine işaret ederek, "İnsan haklarına, uluslararası hukuka ve kurallara dayalı uluslararası düzene inandıklarını söyleyen Batılı hükümetler, Gazze'de açıkça işlenen korkunç suçların doğrudan ortağıdır. Batılı devletler şu an ateşkes istemiyor çünkü İsrail ateşkes istemiyor. Hatta Batı, ateşkesi dillendirmeye korkuyor." görüşünü paylaştı.

İsrail'in özellikle ABD'de ve Kanada'da geniş çaplı lobi faaliyeti yürüttüğünü belirten Engler, Tel Aviv hükümetinin ABD'nin karar alma mekanizmalarında çok aktif bir rol oynadığını anlattı.

Engler, ABD'nin önde gelen savunma sanayi firmalarının da İsrail'e silah sattıkları için saldırıların durmaması yönünde siyasilere baskı yaptığını kaydederek, şöyle devam etti:

"ABD hükümetinin içinde savaşı seven yapılar var. Eğer bir silah şirketiyseniz, İsrail'in saldırıları açıkçası sizin için iyi bir şey. ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarını silah şirketleri finanse ediyor ve bu kuruluşlar açıkça Gazze'deki katliamı destekliyor. Bu silah şirketlerinin çok büyük siyasi gücü de var. Ayrıca ABD siyasetinde etkili olan bazı radikal kesimler de Orta Doğu'da daha geniş çaplı bir bölgesel savaş istiyor."

Kanada'nın da İsrail ile pek çok alanda ortak projeler yürüttüğünü hatırlatan Engler, bu nedenle hükümetin İsrail aleyhinde açıklama yapmasının imkansız olduğuna değindi.

Engler, Kanada'nın Filistinlilere ait topraklarda Yahudi yerleşim birimleri inşa etmeye devam eden kurumlara destek verdiğinin altını çizerek, "Siyonist sivil toplum kuruluşları, Kanada hükümetinin verdiği geri ödemesiz paralarla Filistin'deki hukuksuz yerleşim birimlerinin yapımını finanse ediyor. Hatta bu kuruluşlar Kanada'da İsrail ordusu için askere alım yapıyor. Kanada, İsrail'in saldırılarının suç ortağı." şeklinde konuştu.

İsrailli yetkililerin başka ülkeye gitmeleri zorlaşabilir

Avrupa toplumunun duygusal olarak Gazze'deki savaştan çok etkilendiğini ve İsrailli yetkililerin cezalandırılması için hükümetlere baskı yaptığını dile getiren Engler, bu baskıların devam etmesi halinde İsrailli yetkililer için zor bir sürecin başlayabileceğini söyledi.

Engler, geçmişte bazı ülkelerin Filistinlileri katleden İsrailli yetkililer hakkında tutuklama kararı çıkarttığına işaret ederek, "İsrailli yetkililerin farklı ülkelere seyahat etmekte zorlanacağını düşünüyorum. Bu tutuklama kararlarının Avrupa'da ve diğer ülkelerde yaygınlaşacağını tahmin ediyorum." ifadesini kullandı.

İsrail'in Gazze'deki katliamları nedeniyle devlet olarak uluslararası mahkemelerde yargılanmasının şimdilik uzak bir ihtimal olduğunu aktaran Engler, "İsrail, ABD'nin diplomatik ve güvenlik korumasına sahip olduğu sürece muhtemelen yargılama olmayacaktır. Dava açılırsa Uluslararası Ceza Mahkemesinin düzgün bir şekilde yargılama yapmasını bekliyor muyum? Muhtemelen hayır." dedi.

Engler, özellikle ABD'nin ve İsrail'i destekleyen diğer devletlerin İsrail'e karşı boykotun yaygınlaşmaması için ciddi çaba sarf ettiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dünyanın pek çok yerinde boykotların başarılı olabilmesi için siyasi iklimi boykota daha elverişli olan ülkelerde yapılmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum. Kanada ve ABD'de çok büyük bir İsrail lobisi olduğu için bunun başarılı olabileceğini düşünmüyorum. Sanatçıların İsrail'de konser vermemeleri için baskı yapılmasına ilişkin uluslararası kampanyalara destek sağlanabilir. Bu kampanyaların oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Boykotu prensipte her zaman destekliyorum."

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.