Anne ve Babaya Asi Olmanın Günahı

Anne-babamıza nasıl davranmalıyız? Dinimizde anne babaya karşı gelmenin hükmü nedir? Anne-babaya asi olmanın günahı ve anne-babaya karşı gelenlerin durumunu anlatan hadisler...

Dinimiz, Müslümanın bütün görevlerini iki maddede özetlemiştir.

Birisi, yalnız Allah’a ibadet etmek, diğeri de O’nun yaratıklarına şefkat ve merhamet göstermektir.

Yaratıklar içinde öncelik, anne ve babaya verilmiş, onlara itaat edilmesi emredilmiştir. Çünkü insanı yaratan Allah’tır. Anne ve baba dediğimiz “ebeveyn” de onun dünyaya gelmesine sebeptirler. Ayrıca onu yetiştirip terbiye edilmesini ve topluma yararlı bir insan hâline gelmesini sağlayan kişilerdir. Bu uğurda her türlü fedakârlığa, bir karşılık beklemeden seve seve katlanan onlardır.

Bu itibarla insan, önce kendisini yoktan var eden Allah’a ibadet etmek, sonra da onun var olmasının sebebi olan anne ve babasına itaat etmekle yükümlüdür. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de (17/İsrâ, 23.) ve hadis-i şeriflerde (Buhârî, “Cihâd”, 1, Müslim, “Îmân”, 36.) böylece bildirilmiştir.

ANNE VE BABAYA ASİ OLMANIN GÜNAHI

İşte bunun içindir ki dinimiz anne ve babaya saygısız davranmayı ve âsi olmayı yasaklamış ve bunu büyük günahlardan saymıştır. Peygamberimiz (s.a.v.), “Büyük günahlar, Allah’a ortak koşmak, anne ve babaya isyan etmek, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir.” (Buhârî, “Eyman”, 16.) buyurmuştur.

Allah Teala, insanların işledikleri günahlardan, dilediklerinin cezasını ahirete erteleyeceğini, yalnız anne ve babaya yapılan saygısızlığın cezasını ölmeden önce de dünyada sahibine vereceğini, Peygamberimize (s.a.v.) bildirmiştir.

Peygamberimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur:

“Üç dua var, bunların kabul olunacağında şüphe yoktur, mazlumun —haksızlığa uğramış olanın— duası, misafirin duası, anne ve babanın çocuklarına olan duaları.” (Tirmizî, “Birr”, 7.)

“Üç şey vardır ki bunlar ile yapılan amelin faydası olmaz: Allah’a şirk koşmak, anne ve babaya asi olmak ve savaştan kaçmaktır.” (et-Tergîb ve’t-terhîb, III, 328, hadisi, Taberânî rivayet etmiştir.)

Anne ve babaya, özellikle yaşlandıklarında yapılacak hizmet ve itaat, kişinin cennete girmeyi hak etmesine, aksi ise cenneti kaybetmesine sebeptir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.),

—Burnu sürtülsün (yani rezil ve rüsva olsun), yine burnu sürtülsün, yine burnu sürtülsün, buyurunca,

—Kimin, ey Allah’ın Resulü, diye soruldu. Peygamberimiz (s.a.v.),

—Anne babasından birinin veya ikisinin ihtiyarlıklarına yetişip de sonra cennete giremeyenin” buyurdu. (Müslim, “Birr”, 3.)

Anne ve babaya yapılan saygısızlıkla ilgili Peygamberimizin (s.a.v.) daha pek çok uyarıları vardır. Sonuç olarak şu hadis-i şerifle konuyu bitirelim:

“Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın gazabı anne ve babanın gazabındadır.” (Tirmizî, “Birr”, 3.)

Kaynak: İslam İlmihali, Diyanet

İslam ve İhsan

GÜNAH OLAN ŞEYLER NELERDİR?

Günah Olan Şeyler Nelerdir?

ANNE VE BABAYA NASIL DAVRANMALIYIZ?

Anne ve Babaya Nasıl Davranmalıyız?

İSLAM’DA ANNE-BABA HAKKI

İslam’da Anne-Baba Hakkı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.