Altınoluk Dergisinin Mart 2021 Sayısı Çıktı!

Altınoluk dergisinin 421. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Mart 2021 sayısı “Seher Gıdası Ahlâk Aşısıdır” kapağıyla yayınlandı.

“Seher Gıdası Ahlâk Aşısıdır” kapağıyla çıkan Altınoluk dergisinin 421. sayısı şu şekilde takdim edildi.

Altınoluk dergisi temin etmek ve abonelik için tıklayınız...

SEHER: DİNİMİZ DİRİLİĞİMİZ OLSUN DİYE

Biz bu dünyaya bir kitabı okuyup anlamaya ve onun gösterdiği gibi yaşamaya geldik. Kitabın muallimi Rabbimizdir. Hayat bu kitapla buluşma fırsatı, Rasûlullah Efendimiz bu kitabın fiîlî örneğidir. O’nun ahlâk-ı hamîdesi, Kur’an’ın canlı tefsiri olarak gönüllere ve zihinlere kaydedilmiş ve bu kayıtlar hem sadırlar, hem de satırlar vasıtası ile bugüne kadar intikal etmiştir. Sünnet bir hayat tarzı olarak bu kayıtların mecmuudur. Kuşlar gibi uçup giden günler Kur’ân ve Sünnet’ten azami istifade için elimizdeki fırsatlardır.

Şüphesiz Kur’ân ve Rasûlullah Efendimizin aziz hatırası ile buluşmanın her vakti makbul ve mübarektir. Ama gecenin son üçte birlik zamanı olan seher vaktinin azami istifade için en müsait dilim olduğu bizzat Kur’ân’ımızda şöyle ifade edilmiştir: Muhakkak ki, gece ibâdet etmek, zihin, kalp ve ruh üzerinde çok tesirli; okuma, okunanı dinleme ve anlama bakımından çok daha verimlidir. (Müzzemmil, 6) Seher vakti, anlayıp okumak ve muktezasınca yaşamak için geldiğimiz kitabın bizi yeniden inşası ya da kendi ahlâkı ile donatması için tespit edilmiş bir talim, tedris ve tahsil vaktidir.

Seherdeki Kur’an mesaisi bir ahlâk aşısıdır. Muhayyel ya da musavver bir tespitten bahsetmiyoruz; seherin ahlâk inşasındaki rolü Allah Rasûlü Efendimizin bizzat hayatları ile sübut bulmuş müşahhas bir hakikattir. Kitabımızda portresi çizilen ideal insan bir ahlâk kahramanıdır ve bunun fiîlî örneği de Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Kur’ân’ın kalbine indirildiği Rasûlullah Efendimiz’in ahlâkı, kitabımızın gergef gergef dokuduğu örnek bir ahlâktır ve yukarıdaki ayetin ifade ettiği veçhile seher vaktinin bereketli ikliminde yeşermiştir.

Seher vakti; teheccüdü, tilaveti, tesbihatı ve tefekkürü ile dinimizin Rasûl-i Ekrem Efendimizin bir sahabesine söylediği gibi cesedimiz, kanımız, etimiz ve iliğimiz olmasının en mükemmel vesilesidir. Bu sayımızda dinimizin diriliğimiz olmasında seher gıdasının tesirinin ne olduğunu işliyoruz. Biz seher gıdasının bir ahlâk aşısı olduğuna inanıyoruz. Bunu tecrübe ederek gereğini yerine getirmek sadece bizim değil insanlığın da muhtaç olduğu hakikatlerle bayındır hale gelmemizin yolunu açacaktır. “Seher Gıdası Ahlâk Aşısı” kapağımız bu yolda mütevazı bir katkı olma temennisindedir.

Üç ayların bereketli iklimindeyiz. Bu güzel zamanlar seher gıdasından istifade etmenin ve bu şekilde Rasûlullah Efendimiz’in övülmüş ahlâkından hisseler almanın en güzel fırsatlarıdır. Böyle bir seherde lütfedilmiş Miraç gecenizi tebrik ediyor ve başta namazlarımız olmak üzere bütün işlerimizde O’nu görüyormuş gibi bir şuur ve duyarlılığa erişmeyi niyaz ediyoruz. Dergimizin yeni tasarımını beğenmeniz ümidi ile bir sonraki sayımıza kadar Allah’a emanet olunuz efendim.

M.Lütfi Arslan

Altınoluk dergisi temin etmek ve abonelik için tıklayınız...

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.