Altınoluk Dergisinin Eylül 2021 Sayısı Çıktı

Altınoluk dergisinin 427. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Eylül 2021 sayısı “Dünyadaki Cennet Bahçesi: Sohbet Meclisleri” başlığıyla yayınlandı.

“Dünyadaki Cennet Bahçesi: Sohbet Meclisleri” kapağıyla çıkan Altınoluk dergisinin 426. sayısı şu şekilde takdim edildi.

ALTINOLUK DERGİSİNİN 427. SAYISI ÇIKTI

Cennet, gözün görmediği, kulağın işitmediği, akla hayale gelmeyecek nimet, lütuf ve ikramın olduğu bir saadet yurdudur. Rabbimizin mü’min kullarına hazırladığı o selamet beldesine girmeye hak kazanacak nefis itminana ermiş nefistir. Ayette o nefse şöyle bir hitap yapılır: “Ey kâmil bir iman ve sâlih amellerle huzûra ermiş nefis! Sen O’ndan râzı, O da senden râzı olarak Rabbine dön! Dürüst ve samimi kullarımın arasına katıl! Cennetime gir!” (Fecr, 27-30)

Razı olmuş ve razı olunmuş bir nefse, cennetten önce “kullar” arasına girmesi hitabının yapılması şâyân-ı dikkattir. Kulluk, aslında cennetten de önce gelen en büyük mertebedir. Dünyada cennet ise Rabbimizin dürüst ve samimi kulları arasında yaşanan bir kulluk hayatıdır ki öyle kullar Hamdi Yazır Efendi’nin ifadesiyle: “Dünyada Allah'ın rızasına uygun iyi amelleri çoğaltarak, üzerlerinde şeytanın otoritesi olmayan Allah'ın saf ve ihlâslı kulları zümresine girmeye çalışarak dünyada ve ahirette o zümreye dâhil olmak” isterler. İşte böyle bir kulluk çabasının, dürüst ve samimi kullarla birlikteliğin vesilesi, cennet kokulu sohbet meclisleridir.

Sohbet, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hiç terk etmediği bir sünneti olarak; kalplerin muhabbet potasında eritildiği bir kulluk okuludur. “Oku” emri ile teşekkül etmiş mübarek bir halkanın müteselsil mecrâsı olarak sohbet en güzel terbiye ve tekâmül vesilesidir. Âdâbına riâyetle icrâ edilen her sohbet, kulluğu baş gündeme oturtur. O mektepte Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem, insanlığın en seçkin neslini yetiştirmiş, Peygamber mirasının hakiki vârisleri Hak dostları da yine bu mektep ile nice nesillerin hidâyetine vesile olmuşlardır.

Salgında sohbet meclislerinden uzak kaldık. Şimdi normalleşme çabalarının arttığı şu zamanda yüz yüze görüşmeler ve buluşmalar tekrar başlayacak. Bizler dünyadaki cennet meclisleri olan sohbetlerimize yeniden kavuşacak olmamızın heyecanı içerisindeyiz. Anadolu’da her akşam kim bilir kaç mesut hanede kulluğun, kardeşliğin ve muhabbetin ocağı yeniden harlanacak. Her bir sohbet meclisi kim bilir hangi bereketi filizlendirecek, kim bilir hangi âfet, bela ve musibete perde olacak. Rabbimiz sohbetlerimizin kadri kıymetini bilenlerden eylesin. Bu meclislerden tahsil edeceğimiz kulluk, marifet ve muhabbet neşvesini semâvî ve arazî âfetlere perde kılsın.

Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocamızın kaleme aldığı “Müslüman’ın Gönül Dünyası” isimli hediye kitabımızın ilk baskısı çıktı ve yeni abonelerimize ulaşmaya başladı. Dergimize abone olan kıymetli okuyucularımız 12 ay boyunca Şebnem ve Altınçocuk ilavelerimizle birlikte bu kıymetli esere de sahip olacaklar. “Müslüman’ın Gönül Dünyası” hem kendi gönül dünyamızın kıvamı, hem de müstait gönülleri maneviyatın güzellikleri ile buluşturmak için çok güzel bir vesile. Siz kıymetli Altınoluk dostlarından bu vesileyi değerlendirerek dergimizi ve kulluk derdimizi bir yüreğe daha taşımanızı istirham ederiz. Neticede bu dünyaya Rabbimize güzel kulluk yapmaya ve birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmeye geldik. Muvaffakiyet niyazıyla hepinizi Allah’a emanet ediyor, gelecek sayıda yeniden buluşmayı temenni ediyoruz.

Dergiyi temin etmek için tıklayınız.

SOHBET MECLİSLERİNİN FAYDASI

Sohbet Meclislerinin Faydası

SOHBET MECLİSLERİNDE BULUNMANIN FAZİLETİ

Sohbet Meclislerinde Bulunmanın Fazileti

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.