Zekâtı Bizzat Vermek mi, Yoksa Vakıf ve Dernekler Aracılığıyla Ulaştırmak mı Daha Faziletlidir?

Zekâtı bizzat vermek mi, yoksa vakıf ve dernekler aracılığıyla ulaştırmak mı daha faziletlidir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Önce Yakından Başlanmalıdır

İnsan, zekâtını dağıtmaya önce bulunduğu yerden; binasından, semtinden, mahallesinden ve ilçesinden başlayarak fakir fukarayı gözetmelidir. Günümüzde işimize kolay geliyor; birtakım vakıf ve dernekler —Allah razı olsun— öne çıkıyor ve zekâtımızı müstahaklarına ulaştırıyorlar. Ancak herkes, öncelikli olarak kendi zekâtı için bir program yapmalı, bir çalışma takvimi ortaya koymalıdır.

Zekât da namaz gibi bir ibadettir. Kur’ân-ı Kerîm’de namazla birlikte zikredilir. Bu sebeple zekâtımızı nasıl hesap edeceğimizi öğrenmemiz, kimlerin zekât almaya layık olduğunu bilmemiz gerekir. Etrafımızda, öncelikle yakınlarımızdan başlayarak zekâta muhtaç kimseler var mı yok mu tespit etmeli ve önce onların ihtiyaçlarını karşılamalıyız.

İşin Kolayına Kaçmamak Gerek

İşin kolaycılığına kaçıp “Benim vaktim yok, zamanım yok; zamanım değerli.” demek doğru değildir. Zamanımız değerli olabilir; fakat ibadetten daha değerli bir şeyimiz yoktur. Nitekim Cenâb-ı Allah, “Onlar zekâtları için faaliyettedirler.” buyurarak müminlerin bu hususta aktif olmalarını teşvik etmektedir. Buna göre zekâtla mükellef olan kimse; etrafına, çevresine, sağına soluna ve yakın akrabalarına bakmalı; onlardan zekâta muhtaç olanların bu mal üzerinde hakları bulunduğunu unutmamalıdır.

Nitekim bazı hocalarımız, merhum Muhammed Hamidullah Hoca ile ilgili şöyle bir hatıra naklederler: Türkiye’ye geldiği zaman Erzurum İlahiyat Fakültesi’nde ders verir, Türkiye’den aldığı maaşı yine Türkiye’de son kuruşuna kadar harcardı. “Bu maaşı bana bu millet verdi; bunu yine bu milletin ekonomisine kazandırmak gerekir.” dermiş.

Malınızda Fakirin Hakkı Var

Bugün bakıyoruz; bazı yerlerde büyük sanayi tesisleri, ticari merkezler var; fakat hemen yanı başında yoksulluk ve fakirlik bulunuyor, insanlar ihtiyaç içinde yaşıyor. Öncelikle parayı kazandığımız yerdeki fakirlerin ihtiyacını gidermemiz gerekir. Çünkü bu malda fakir fukaranın hakkı vardır. Özellikle de bizim varlığımızı ve zenginliğimizi gören kimselerin hakkı daha önceliklidir. Onların haklarını atlayıp binlerce kilometre ötedeki insanlara yönelmek, öncelik açısından isabetli değildir.

Bununla birlikte, bir yerde hem fakir fukaraya yardım hem de tebliğ ve davet faaliyeti yürütülüyorsa —yani kalpleri İslâm’a ısındırılacak kimseler söz konusuysa— zekât verilirken bu sınıfın payını da ayırmak gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki zekâtın öncelikli muhatapları fakirler ve miskinlerdir. Bu görev yerine getirilirken de bulunduğumuz yer merkez alınmalı, yardım halkası merkezden çevreye doğru yayılmalıdır.

İslam ve İhsan

ZEKAT NEDİR, KİMLERE VERİLİR VE NASIL HESAPLANIR?

Zekat Nedir, Kimlere Verilir ve Nasıl Hesaplanır?

ZEKAT VE SADAKA VERİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Zekat ve Sadaka Verirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

ZEKAT İÇİN NASIL NİYET EDİLİR?

Zekat İçin Nasıl Niyet Edilir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle