Borç Verilen Paranın Zekâtı Nasıl Hesaplanır?

Borç olarak verilen paranın zekâtı nasıl hesaplanır? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Borçların zekâtı meselesi, üzerinde dikkatle durulması gereken önemli bir konudur. Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki borç iki türlüdür:

Birincisi, karşılıksız borç; yani “karz-ı hasen” dediğimiz borçtur. Bir kimse gelir: “Hocam, benim 10.000 liraya ihtiyacım var, bana verir misin?” der. Bu borç, bir alışverişin, mal satışının veya hizmetin karşılığı değildir. Tamamen Allah rızası için, herhangi bir ticaret söz konusu olmadan verilen bir borçtur.

İkincisi ise bir mal satımı veya hizmet karşılığında doğan borçtur. Bu iki borç türünün hükmü birbirinden farklıdır.

Karşılıksız borç, yani karz-ı hasen, adeta emanet vermek gibidir. Meselâ ben size: “Benim kasam yok, al şu 5.000 doları, 10.000 doları senin kasanda muhafaza et.” desem, bu para kimin olur? Benim olur. Sadece sizin kasanızda muhafaza edilmektedir. Dolayısıyla bunun zekâtını vermek de bana aittir.

Aynı şekilde, size 5.000 lira, 10.000 dolar veya başka bir para karşılıksız borç verdiğimde de bu para sizin elinizde emanet hükmündedir. Sadece ihtiyacınız için kullanmanıza izin verilmiştir. Ben istediğim zaman o parayı geri isteme hakkına sahibim.

Bu hususu iyi anlamak gerekir. “Ben bunu bir sene sonra öderim.” gibi ifadeler, çoğu zaman nezaket gereği söylenen sözlerdir. Yoksa ben size hiçbir mecburiyetim olmadığı hâlde borç vermişsem, sizin de “Bir sene dolmadan ödemem.” deme hakkınız yoktur. Bu, ne ahlâken ne de hukuken doğru bir davranıştır.

Elbette bir ödeme planı yapmak, işleri düzenlemek açısından bir yöntem olabilir. Ancak ben size borç verdikten kısa bir süre sonra ihtiyaç sahibi olursam—bir kaza geçirirsem, hastalık olur veya başka bir zaruret doğarsa—gelip verdiğim borcu geri isteme hakkına her zaman sahibim.

Siz de bu durumda: “Ben o parayı kullandım ama inşallah bulur, geri öderim.” dersiniz. Ödeyebilirseniz ödersiniz; ödeyemezseniz zorla alacak hâlim yoktur. Ancak “Ben bir sene demiştim, niye erken istiyorsun?” gibi ifadeler bir Müslümana yakışmaz.

Öte yandan, borç veren Müslüman da borç verdiği kişiyi sıkıştırmamalıdır. Fakat kendisi gerçekten ihtiyaç sahibi olmuşsa, ilk müracaat edeceği kişi borç verdiği kimsedir.

Zekât açısından meseleye gelince: Ben size 10.000 lira borç vermiş olayım ve zekât günüm geldi. Bu 10.000 liranın zekâtını veririm. Çünkü bu para hükmen benim malım sayılır; sanki cebimde duruyormuş gibidir.

Ancak sizi arayıp bu parayı istediğimde: “Hocam, şu an veremiyorum.” derseniz, bu durumda o parayı fiilen kullanamadığım için zekâtını verme yükümlülüğüm düşer. Çünkü zekât, kullanılması mümkün olan mal üzerinden verilir.

Bu durumda, o borç geri ödendiğinde bir defaya mahsus olmak üzere zekâtını veririm. Böylece o malın zekât sorumluluğunu yerine getirmiş olurum.

İslam ve İhsan

ZEKAT NEDİR, KİMLERE VERİLİR VE NASIL HESAPLANIR?

Zekat Nedir, Kimlere Verilir ve Nasıl Hesaplanır?

ÖDEME ZAMANI BELİRSİZ ALACAĞIN ZEKÂTI NE ZAMAN HESAPLANIR?

Ödeme Zamanı Belirsiz Alacağın Zekâtı Ne Zaman Hesaplanır?

ALTININ ZEKÂTI NASIL HESAPLANIR?

Altının Zekâtı Nasıl Hesaplanır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle