Yüzakı Dergisinin Aralık 2020 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 190. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Aralık 2020 sayısı “Gerçek Tasavvuf: Arz-ı Endam Değil Arz-ı Hâldir” kapağıyla yayınlandı.

“Gerçek Tasavvuf Arz-ı Endam Değil Arz-ı Hâldir” başlığıyla çıkan Yüzakı dergisinin 190. sayısı şu şekilde takdim edildi.

GERÇEK TASAVVUF

Zamanın reîsülkurrâsı merhum Abdurrahman Gürses Hocaefendi, hacca gitmiştir. O yıllarda İslâm âleminin çeşitli yerlerinden gelen meşhur hâfızlara Mescid-i Harâm’da Kur’ân okuma imkânı verildiğini bilen kişiler, hocaefendiye bunu teklif ederler. Merhumun ise cevabı şöyle olur:

“Biz buraya arz-ı hâl etmeye geldik, arz-ı endam etmeye gelmedik.”

Kur’ân Allah kelâmı. Onu okuyan aslında o kelâma sadece sesiyle hizmet etmek vazifesinde. Fakat nefs, her şeyde kendine bir pay çıkarabilir. En ulvî, en lâhûtî ve en mânevî bir vazifenin bile içine, benlik, riyâ ve enâniyet gibi bir fesat karıştırabilir.

Şeb-i Arûs sebebiyle tasavvufla irtibatlı gördüğümüz Aralık ayında tasavvufu; «Nedir? Ne değildir?» muhasebesiyle ele almak murâdımız.

Gerçek tasavvuf arz-ı endam değil arz-ı hâldir.

Çünkü gerçek tasavvuf, nefse muhalefettir. Nefs ise arz-ı endam içinde görünmek ister; arz-ı hâlin hiçliğine, mahviyetine ve tevâzuuna bürünmek istemez.

Gerçek tasavvuf arz-ı endam değil arz-ı hâldir.

Çünkü gerçek tasavvuf; yaşayıştır, hâl ilmidir, ameller ise ancak ihlâs ile değerli olur. İhlâs kalplerdedir, kalpler de kullara görünmez. Dolayısıyla; tasavvuf gibi bir mânevî deryâda, arz-ı endâm edebilecek hiçbir şey yoktur. Her şey ancak Hakk’a arz olunmaktadır.

Zikir halkaları; görüntüsüyle film dekoru ve sesiyle mûsıkî fonu ve hattâ folklorik bir raks figürü hâline geldiyse, semâ bir düğün gösterisi, hattâ semâzen bibloları bir vitrin süsü ve hediyelik eşya malzemesi olduysa, bu vadide alârm zilleri çoktan çalmaya başlamış demektir. Rengârenk kıyafetler, kisveler, üst üste bindirilmiş unvanlar, pâyeler, bir de üstüne dış dünyanın diline dolanan siyâsî, iktisâdî istismar söylentileri... Tasavvuf bu değil.

Tasavvuf, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve ashâbının o derûnî, o fedâkâr, samimî yaşayışları... Allâh’a arz-ı hâlleri...

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali Eşmeli; arz-ı endâmın kötü âkıbetine Kārûn’u misal verdi. Arz-ı hâlin çerçevesini âyet ve hadislerle ortaya koydu.

Temizlik, mesafe ve maske kaidelerini; ahlâkî salgınların çaresi olarak yeniden yorumladı.

Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi; «Kur’ânî Tâlimatlar»da, «İslâm’da Takvâ Hayatı» mevzuunu, tasavvufun ne olup olmadığı üzerinden kaleme aldı.

Kıssalardan hisselerde; paranın, geliş istikametini gösteren sırlı gidiş kaderine dair infak ve tasadduk kıssaları var. Bakalım sadakalar nasıl kendini arz ediyor!..

Mürşid-i kâmil ihtiyacı; bugün hangi mentörler, hayat koçları ve gurularla tatmin edilmeye çalışılıyor? Cemaat olmanın fıkhı nedir? Çizgi dışına yani sırât-ı müstakîmin uzağına savrulma belirtileri nelerdir? Tasavvuf mektepleri dışında, zikrullah ibâdetini hakkıyla gerçekleştirme yolu var mı?

Dosyamızda salgın hastalıkla mücadelenin çetin geçtiği kış aylarında, içimizi ferahlatması adına «ümit aşısı» da var. Tevekkülün, firâsetin ve mâneviyâtın gelecek adına kaygıları izâle eden, korkuları izole eden ümit aşısı...

Kıymetli insanlar aramızdan bir bir ayrılıyor. Amelleriyle Hak Teâlâ’ya arz olunmaya gidiyorlar. Nebevî tavsiyeye imtisâlen hayattayken övmediklerimizi gıyaplarında hakkıyla anlatmalıyız ki, kalanlara selâm olsun ve hâlleriyle misal olsunlar.

Yıl sonu muhasebesi, aktüel mevzulara şairâne dokunuşlar ve şiirlerde arz-ı hâlimiz...

Dergiyi temin etmek için tıklayın!

TASAVVUF NEDİR?

Tasavvuf Nedir?

GERÇEK TASAVVUF NEDİR?

Gerçek Tasavvuf Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.