Vasiyet Nasıl Olmalıdır? Vasiyetin Dini Hükmü Nedir?

Vasiyet nasıl olmalıdır? Vasiyetin dini hükmü nedir? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

(Aşağıdaki metin videonun kısa bir özetidir. Vaazın tamamı ve tüm detayları için videoyu izleyebilirsiniz.)

İslam dinimiz, insanın sadece yaşarken değil, vefatına hazırlanırken de sorumluluk sahibi olmasını emretmiştir. İşte bu sorumlulukların başında vasiyet meselesi gelir. Vasiyet, basit bir mal paylaşımı değildir; kulun Rabbiyle ve kullarla olan hesabını düzene koymasıdır.

Kardeşlerim, şunu çok iyi bilmeliyiz ki; bir Müslümanın üzerinde kul hakkı, ödenmemiş borç, verilmemiş zekât, edâ edilmemiş hac gibi yükümlülükler varsa, artık vasiyet yazmak onun için sadece sünnet değil, farz bir vazife hâline gelir. Çünkü kul hakkıyla Allah’ın huzuruna çıkılmaz; borçla ahirete gidilmez.

Yine vasiyet meselesinde dikkat edilmesi gereken bir başka husus da miras taksimidir. Bugün yürürlükte olan beşerî kanunlarla, şer‘î miras hükümleri arasında farklılıklar olabilmektedir. Mümin, bu farkları vasiyetiyle düzeltmek, Allah Teâlâ’nın belirlediği ölçülere sadık kalmakla mükelleftir. Özellikle anne ve babanın hakkı, dinimizde çok büyük bir yer tutar; bu hakların zayi edilmesine asla razı olunmaz.

Vasiyet Nedir?

Vasiyet; “ben öldükten sonra ne olur” kaygısı değil, “ben Rabbime nasıl giderim” hassasiyetidir. Vasiyet; kulun borçlarından arınarak, ailesini mağdur etmeden, aynı zamanda hayır kapılarını açık bırakarak bu dünyadan göçmesidir. Bu yönüyle vasiyet, sadece hukuki bir belge değil, imanın, takvanın ve ahiret şuurunun bir tezahürüdür.

Rabbim bizleri, hesabını dünyada yapan, ahirete borçsuz giden kullarından eylesin. Âmin.

İslam ve İhsan

VASİYET İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Vasiyet ile İlgili Ayet ve Hadisler

İSLAM’DA VASİYET İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

İslam’da Vasiyet ile İlgili Hükümler

VASİYET NE DEMEK?

Vasiyet Ne Demek?

VASİYET NEDİR, ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Vasiyet Nedir, Çeşitleri Nelerdir?

VASİYETİ YAZMANIN ÖNEMİ İLE İLGİLİ HADİSİ ŞERİF

Vasiyeti Yazmanın Önemi İle İlgili Hadisi Şerif

VASİYET NEDİR? NASIL OLMALIDIR?

Vasiyet Nedir? Nasıl Olmalıdır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.