Babam, Sözlü Olarak İki Torununa Evlenme Parası Vermemizi Vasiyet Etti. Bunu Yerine Getirmeli miyiz?

"Babam, sözlü olarak iki torununa evlenme parası vermemizi vasiyet etti. Bunu yerine getirmeli miyiz?" Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Bu tür derinlemesine meseleler uzaktan çözülebilecek mevzular değildir. Telefonla arayıp sormak yahut bir radyo programına soru göndererek bu meseleleri çözmek mümkün değildir. Çünkü bu konuların birçok detayı ve teferruatı olabilir. Öncelikle birtakım kriterleri bu vesileyle ifade edelim. Bunun ardından kardeşlerimiz, Diyanetimizin her ilde ve ilçede bulunan müftülüklerindeki fıkıh alanında uzman hocalarımıza müracaat ederek, meselelerini birebir anlatmalı ve cevaplarını doğrudan kendilerinden almaya çalışmalıdırlar.

Öncelikle şunu bilmek gerekir: Mirasçıya vasiyet söz konusu değildir. Yani bir kimse, vefatından sonra mirasından pay alacak kimselere vasiyet ederek miras paylarını değiştirmeye çalışamaz. Böyle bir eyleme müsaade edilmemiştir. Mesela vefat ettikten sonra hanımı mirasçı ise, “Hanımıma şunu verin” diye vasiyet edemez. Oğlu mirasçı ise, “Oğluma şunu verin”, kızı mirasçı ise “Kızıma şunu verin” şeklinde bir vasiyet yapamaz. Bir defa bunu bilmek gerekir. Çünkü mirasçılar için yapılan vasiyet geçerli değildir (Hadis: “Lâ vasiyyete li-vâris.” – Tirmizî, Vesâyâ, 5).

Burada söz konusu olan torunlar, ölen kişinin mirasçısı mı değil mi, bunu bilmek gerekir. Eğer mirasçı iseler, bunlara vasiyet söz konusu olmaz. Bunu öncelikle ifade etmiş olalım. Zaten kişi öldükten sonra mirası birinci derece yakınlarına, Allah Teâlâ’nın belirlediği oranlara göre bölüştürülür. Bu kimselere, Allah’ın verdiği oranın üstünde bir payı vasiyet yoluyla takdir etmek, miras hükümlerini zedeleyeceği için caiz değildir. Bu açıkça yasaklanmıştır (Nisâ, 4/11-12).

Dolayısıyla burada söz konusu olan torunlar, ölen kişinin mirasçısı mı değil mi, bu husus belirlenmelidir. Eğer ölen kişinin oğlu veya kızı hayatta ise, torunlar mirastan pay alamazlar. Bir defa bunu bilmek gerekir. Eğer mirastan pay alamıyorlarsa, bu durumda onlara vasiyet yapılabilir.

Vasiyetin yazılı olması şart değildir. Vasiyet, vasiyettir; sözlü de olabilir. Bir kimse, “Ben öldükten sonra malımdan şunlara şu kadar verilmesini vasiyet ediyorum” dediğinde, aklı başında ise ve vasiyet yapmasına engel bir durum yoksa, bu vasiyet geçerlidir. Eğer vasiyetle ilgili taraflar yani varisler, “Evet, babamızın ya da dedemizin böyle bir vasiyeti vardı; bu konuda bir ihtilafımız yok” diyorlarsa, burada da vasiyetin geçerliliğine mani bir durum söz konusu değildir. Bunu da ifade etmiş olalım.

Demek ki ikinci husus şudur: Vasiyetin illa yazılı olması veya noterden yapılması gerekmez. Burada esas olan irade beyanıdır. Kişi, vasiyet ettiğini açıkça ifade etmişse ve bu irade beyanına engel olacak aklî bir zayıflık gibi bir durum söz konusu değilse, vasiyet geçerlidir.

Üçüncü husus ise şudur: Vasiyet, ölen kişinin mirasa konu olacak malının üçte biri kadarından geçerlidir. Bir insan öldüğünde, ilk yapılması gereken şey cenazesinin İslami usullere göre yıkanması, kefenlenmesi, hazırlanması ve defnedilmesidir. Daha sonra borçları tespit edilir ve borçları ödenir. Zira borç, mirastan önce gelir (Hadis: “Müminin ruhu, borcu ödeninceye kadar askıdadır.” – Tirmizî, Cenâiz, 73).

Örnek vermek gerekirse, kişi 100 lira bırakmış olsun. Bunun 10 lirası cenaze masraflarına gitmiş olsun. Geriye 90 lira kalır. Ardından borçları tespit edilir; diyelim ki 30 lira borcu vardır ve bu borçlar ödenir. Geriye 60 lira kalır. İşte bu kalan 60 liranın üçte biri, yani 20 lirası vasiyet için ayrılır. Vasiyeti neydi? Kardeşimizin ifade ettiği şekliyle iki torununun düğün masraflarının karşılanmasıydı. Bu durumda 20 lira, iki toruna onar lira olacak şekilde verilir. Geriye kalan 40 lira ise, miras nasıl taksim edilecekse, İslami usullere göre mirasçılara paylaştırılır (Nisâ, 4/11-12).

Dolayısıyla kızın ne kadar alacağı, erkeğin ne kadar alacağı meselesi bu noktada devreye girer ve kalan mal, dinin belirlediği esaslara göre paylaştırılır.

Sonuç olarak, bu kardeşlerimizin yapması gereken şey; Diyanetimizde görev yapan uzman bir hocanın huzuruna giderek meseleyi detaylarıyla anlatmalarıdır. O hoca da gerekli soruları sorarak, onlara ne yapmaları gerektiğini açıklayacaktır. Allahu a‘lem.

İslam ve İhsan

VASİYET İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Vasiyet ile İlgili Ayet ve Hadisler

İSLAM’DA VASİYET İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

İslam’da Vasiyet ile İlgili Hükümler

VASİYETİ YAZMANIN ÖNEMİ İLE İLGİLİ HADİSİ ŞERİF

Vasiyeti Yazmanın Önemi İle İlgili Hadisi Şerif

VASİYET NEDİR? NASIL OLMALIDIR?

Vasiyet Nedir? Nasıl Olmalıdır?

VASİYETİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI

Vasiyetin Geçerlilik Şartları

VASİYET ETMEYE DEĞER BİR ŞEYİ BULUNAN MÜSLÜMANIN VASİYET YAZMASI İLE İLGİLİ HADİS

Vasiyet Etmeye Değer Bir Şeyi Bulunan Müslümanın Vasiyet Yazması İle İlgili Hadis

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.