Ümmü'l-Benin Kimdir?
Ümmü'l-Benîn kimdir? Ömer bin Abdülaziz'in kız kardeşi olan Ümmü'l-Benîn Hanım'ın hayatı, ilmi, cömertliği ve örnek ahlâkı hakkında bilgi edinin.
İslâm’ın güzîde hanımlarından Ümmü’l-Benîn Hanım, Emevî Halifesinin torunu ve Mısır Valisi Abdülaziz bin Mervân ile Hazret-i Ömer’in torunu Ümmü Âsım’ın kızıdır. Hulefâ-i Râşidîn’in beşincisi olarak kabul edilen, takvâsıyla ümmet-i Muhammed’e örnek olan Ömer bin Abdülaziz’in kız kardeşidir.
ÜMMÜ'L-BENÎN'İN HAYATI VE AİLESİ
Hicrî 1. (7.) yüzyılın ortalarında Medîne’de doğduğu tahmin edilmektedir.
Baba bir erkek kardeşleri Ömer, Âsım, Ebû Bekir, Muhammed, Asbağ ve Süheyl; kız kardeşleri Ümmü Muhammed, Ümmü Süheyl, Ümmü Osman ve Ümmü’l-Hakem’dir. Daha çok Emevî Halifesi olan “Ömer bin Abdülazîz’in kardeşi” olarak tanınmıştır.
Zühd ve takvâsıyla mâruf sâliha hanımlardan olan Ümmü’l-Benîn, Emevî hânedânına mensup, Şam zâhidelerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Babası Abdülaziz bin Mervân, onu dönemin siyasî çekişmelerinden uzak tutmuş, ümmet için yatıştırıcı bir rol üstlenmiş; müslümanların güçlerini siyasî çekişmelerden ziyade ilmî hizmetlerde kullanması gerektiğini savunmuştur. Bunun için de hem oğlu Ömer bin Abdülaziz’i hem de kızı Ümmü’l-Benîn’i bu yolda yetiştirmiştir.
ÜMMÜ'L-BENÎN'İN İLMÎ KİŞİLİĞİ VE İSLÂM'A HİZMETLERİ
Ümmü’l-Benîn’in ahlâkı, ağabeyi Ömer bin Abdülaziz’in ahlâkına çok benzemektedir. Çocukluk dönemi olgunluk, gençlik yılları ise ilim tahsiliyle geçmiştir. Saltanat hayatının içinde zühdü tercih etmiş olan Ümmü’l-Benîn, bilhassa âile çevresinde ve Medîne’nin ilmî muhitinde hadis ve fıkıh alanında kendini yetiştirmiştir.
Emevî Halifesi 1. Velîd, Medîne’yi ziyaret ettiği sırada güzelliği, ahlâkı ve bilgisiyle tanınan Ümmü’l-Benîn’e talip olmuştur. Bu evlilikten Abdülazîz, Muhammed ve Âişe isimli çocukları dünyaya gelmiştir.
Ümmü’l-Benîn Hanımın, evlendikten sonraki hayatı Dımaşk’ta (Şam’da) geçmiştir. İlmî faaliyetlerine burada devam eden Ümmü’l-Benîn, başta hadis olmak üzere ilmî ve edebî toplantılara katılarak dönemin kadın muhaddisleri arasında önemli bir yer edinmiştir. Kaynaklarda hadis râvîsi diye kaydedilen Ümmü’l-Benîn’den İbrahim bin Ebû Able rivâyette bulunmuş, rivâyet ettiği hadislerden biri Nesâî’de yer almıştır.
Emevî Halifesi’nin hanımı olmasından dolayı, İslâm tarihinde siyasî gelişmelerle ilgilenen ilk halife eşlerinden biri olmuştur. Ümmü’l-Benîn Dımaşk’a gelen heyetlerden eyalet valileri hakkında bilgi alır; halka zulmettiğini, ağır vergiler koyduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini öğrendiği valilerin hediyelerini kabul etmez, onların görevlerini sürdürmelerini engellemeye çalışırdı. Haccâc bin Yûsuf’un kardeşi olan ve kötü yönetimi dolayısıyla hakkında şikâyetler bulunan Yemen Valisi Muhammed bin Yûsuf es-Sekafî’nin 1. Velîd’e Mekke’de sunduğu hediyeleri meşrû yollarla elde edilmediği gerekçesiyle iade ettirmişti. Görüşlerini delilleriyle ortaya koyması ve fikirlerini cesaretle ifade edebilmesi, Ümmü’l-Benîn’in hitâbet hususunda da kabiliyetli olduğunu göstermektedir.
ÜMMÜ'L-BENÎN'İN ÖRNEK HAYATI: ZÜHD, TAKVÂ VE İNFAK
Kanaatle yaşamış olan bu aile, başkalarının maddî sıkıntılarını aşmaları, refah içerisinde yaşamaları için sürekli infakta bulunmuş, muhtaçlara maddî-mânevî destek olmuştur.
Cimrilik için; “Gömlek olsa giymem, yol olsa yürümem.” diyen Ümmü’l-Benîn, cimrilikten hoşlanmaz, cimrileri sevmezdi. Bu sözleri ile varlık sahibi hanımları da infâka yönlendirmiş, birçok ailenin zühd hayatını tercih etmesine vesîle olmuştur. Gece ibadetlerine hassasiyetle devam eden Ümmü’l-Benîn, gündüzlerini de mümkün mertebe oruçlu geçirmiştir.
Ümmü’l-Benîn, kadınlara mahsus hadis meclisleri tertip edip, onlarla bu meclislerde topluca ibadet etmiş, meclise katılanlara hediyeler ikram etmiştir. Kendisine almadığı en güzel kıyafetleri, bu meclise katılan hanımlara almış, onlar için yaptıklarını da dâima az görmüştür. İlim ehline ve ilme son nefesine kadar hizmete devam etmiştir.
Ümmü’l-Benîn, insanların makam ve mevkiine bakmadan herkesle güzel geçinmiştir. Her hafta cuma günü bir köle âzâd ettiği ve bolca bağış yaptığı rivâyet edilen Ümmü’l-Benin, bir taraftan da cephelerde savaşan askerlere maddî destekte bulunmuş, bu vesîleyle her hafta bir at satın alarak bir süvâriye hediye etmiştir.
Hicrî 117 (735) yılında vefat eden Ümmü’l-Benîn’in kabrinin tam olarak nerede olduğu bilinmemektedir.
Zühdü, takvâsı ve infak hayatıyla bizlere güzel bir örnek olan Ümmü’l-Benîn Hanımı rahmetle yâd ediyor, rûhu için bir Fâtiha-i Şerîfe, üç İhlâs-ı Şerîf okumanızı istirhâm ediyoruz.
İstifade Edilen Kaynaklar: Selim Uğur - H. Erdem Uğur, Sâliha Hanımlar-2, İstanbul 2020, 135-138; Gülgün Uyar, “Ümmü’l-Benîn”, TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 2012, 42/314-315.
Kaynak: Merve Güleç, Altınoluk Dergisi, Sayı: 485









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!