Mazlûmun en büyük silâhı, duâdır. Duâ, insanın acziyetini hissetmesi, zaaflarını dile getirmesi, boynunu bükmesi, pişman olması, kısacası “kul” olduğunu bilmesidir. Kendi kulluğunu bilen, Allah Teâlâ’nın da büyüklüğünü, yüceliğini, kudretini, ilmini, hikmetini anlamış demektir.
Tefekkür-i mevt yani ölümü tefekkür, insanı huzursuz eden nefsânî dünyâ sevgisini azaltır. Dünyanın geçici servet, mertebe, mevkî ve nefsânî güzelliklerini aşırı derecede sevmek ve onlara gönül bağlamak yerine kabri düşünmek, istikbâlde başımızdan geçecek ölüm ahvâlini tefekkür etmek; bizleri dünyevî ihtiraslardan, boş hevâ ve heveslerden korur.
Mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşadığımız şu günler manevi dertlerimizi tefekkür etmek ve onların çarelerini bulmak için iyi bir fırsattır. Çünkü İmam Rabbani’ye göre yıl boyunca insana verilen manevi nimetlerin tümü Ramazan ayında elde edilen bereketin bir yansımasıdır. Bu sebeple Ramazan ayında elde edilen kazanımlar yıl boyunca korunmalıdır. ZEKAT VERMENİN FAZİLETİ
Ramazan ayında neler yapabilirsiniz? İşte Ramazan'da yapabileceğiniz ibadetler...
Kaç Ramazan geçirdik. Her Ramazan, istisnasız bir cennet umudu idi. Tertemiz olma hayalimizdi. Günahlardan kurtulma ve büyük ecirler biriktirme fırsatımızdı. Kaç kere geldi bu fırsat önümüze. Bir öncekini ne yaptık, yakın geçmiştekini ne yaptık. Bugünkü Ramazan fırsatını ve kazancını hesaplayabilmek için geçmiştekilerin maliyetini toplama katmak gerekmiyor mu? Yapamazsak sermayemiz eriyecek, fırsatlar kaybolacaktır.
Hak dostlarının en büyük gayret ve himmetleri, ilâhî hakîkatlerden uzak düşmüş hasta ve gâfil kalpleri İslâm ve îmânın nûruyla ebedî şifaya kavuşturmak, müʼminlerin mahzun ve mağmum gönüllerini ise şefkat ve merhametle ihyâ etmekten ibârettir.
Muhterem Üstâd’ın bütün hayatı; “İnnâ lillâh” (biz her şeyimizle Allâh’a âidiz) muhtevâsında geçmişti. Seksenli yaşlara gelince ise “ve innâ ileyhi râciûn” (ve nihâyet yalnız O’na döneceğiz)[1] tecellîsi kendini göstermeye başladı.
Zikrin lezzetine nâil olabilmek için, kalbi ve dili, tevbe ve istiğfâr ile temizleyip onu kötü sözlerden her dâim muhafaza etmek îcâb eder. Bu takvâ hassâsiyetine ulaşan bir gönül, zâten dâimî zikir hâline kavuşmuş olur.
İlâhî muhabbet deryâsına dalmış bir Hak âşığı olan Bâyezîd-i Bistamî -rahmetullahi aleyh-, gerçek zâhidlerin, dünyaya "kesben değil kalben" değer vermeyenler olduğunu söyler. Dünya ve ahiret arasında tercih yapanların kıyasını yapan Bâyezîd -rahmetullâhi aleyh- ahireti tercih edenlerin "kalbinde muhabbetin galip geleceğini" ifade eder.
"Ya Latîf" ne demektir. Ya Latîf isminin anlamı