Çocuklarını terbiye eden anne babaların en başta kendilerinin örneklik teşkil ettiğini unutmamaları gerekir. Bu anlamda anne ve babalar nasıl bir örneklik göstermelidir.
“Peygamber mesleği” sayılabilecek kadar kıymetli ve ulvî bir hizmettir eğitim hizmeti. Bir eğitimcide bulunması gereken 9 temel vasıf ise şöyledir...
Kişilik terbiyemiz adına hedef ve faaliyet haline getirebileceğimiz bazı hususlar...
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) insanların hatalarını düzeltmesi ve bu tür muameleleri tamamen ilâhî vahyin kontrolünde olduğu için, terbiye ve eğitimle meşgul olanların O’nun yolunu takip etmeleri zarûrîdir. İşte Peygamberimizin insanların hatalarını düzeltme üslubu...
Dünyada, evlâtlar büyürken anne-babalarına muhtaçtır. Fakat hayatlarının son kısımlarında anne-babalar, evlâtlarına muhtaçtır.
Bütün hayatımızı eksiklikler, aksaklıklar üzerine kuruyoruz, âdeta... Birçok davranışımızın altında korkularımız ve kaygılarımız yatıyor belki de. Oysa olumlu yanlarımıza odaklansak belki de daha güzelleşecek ya da belki eksiklikler kendiliğinden kaybolacak, kim bilir... Hele de mevzubahis olan henüz hayatı öğrenme aşamasında olan çocuk ve gençler ise buna daha çok önem vermeliyiz.
Daha küçük yaşlardan itibaren titiz bir eğitimden geçen Fatih Sultan Mehmet, gönül eğitimini Akşemseddîn -kuddise sirruh- Hazretleri’nin mânevî terbiyesinde ikmâl etmiştir. Bu terbiyenin başlayışı şöyle olmuştur:
Mûsâ Efendi Hazretleri, mânevî terbiyenin temeline Kur’ân ve Sünnet’i yerleştirmişti. Zira ona göre bu iki kaynağa dayanmayan terbiye sistemleri, insanı ıslah değil, ifsâd eder. Hattâ mânevî yolun varlık sebebi de, insanı bu iki kaynakla kâmil mânâda buluşturmaktan ibârettir.
Kedilerin önüne en lezzetli kebaplar konulsa iştahla yemeye başlarlar. Lâkin önlerinden bir fare geçtiği zaman o leziz kebapları bırakıp farenin peşinden koşarlar.
Allah dostları, tasavvufî terbiyeye girmek isteyenlere, evvelâ Cenâb-ı Hakk’ın emir ve neyihlerine riâyet etmelerini, Kur’ân ve Sünnet’in muhtevâsı dâhilinde yaşamalarını tavsiye eder, ondan sonra tasavvufî derslerle meşgul olmalarına izin verirlerdi.