Söz ile ilgili hadisi şerifler...
Nefis terbiyesi nasıl olur? İşte nefis muhasebesi yapabileceğiniz 20 adım.
Musa Topbaş Efendinin hikmetli sözlerinden bazılarını sizler için derledik.
Allâh Rasûlü (sav) Arafat’ta, bugün Nemire Mescidi’nin bulunduğu yerde, devesinin üzerinde meşhûr “Vedâ Hutbesi”ni îrâd buyurdu. İşte Veda Hutbesi...
Diyanet İşleri Başkanlığı, bugün Türkiye’deki tüm camilerde ortak okunacak Cuma hutbesini yayımladı. Bugünkü Cuma hutbesinin konusu “Özü Sözü Doğru Olmak” oldu.
Sosyal medyada sözün çoğaltılması, görüntü ve sesli materyallerin çoğaltılmasının insanî ve İslâmî bir sorumluluğu var mıdır? Bu soruya fıkhî bir cevap verilebilir. Ancak konuyu Efendimiz'in (s.a.v.) “Kişinin her duyduğunu söylemesi, kendisine günah olarak yeter.” hadîs-i şerîf çerçevesinde düşündüğümüz zaman biraz dikkatli olmamız gerekiyor.
Hazret-i Mevlânâ şeytanın desîse ve aldatmalarına kanarak nefsine râm olup ibâdet ve muâmelâtını ziyân eden kişinin hâlini, ibretli bir hikâye ile anlatıyor.
Her tür emanetin ehline verilmesi ne kadar mühimse, sırrın teslim edileceği kişiye de öyle itina gösterilmelidir. Bu anlamda Asr-ı Saâdet’te sır tutma terbiyesinin çocuk yaşta verilişi bize en güzel misaldir.
Dinimiz doğru ve güzel konuşmamızı emretmiş, düşmanlarımızla görüşürken bile “nezâketi” kaybetmememizi öğretmiştir. Çünkü dilin güzel kullanılması sayesinde, azılı düşman olan kimselerin bize yaklaşması, bize yakın olan kimseler ile de aramızda samimiyetin artması mümkündür. Rabbimiz, “kelîmullah” olan peygamberi Hazret-i Mûsa’yı, ilâhlık iddia eden Firavun’a gönderirken onun “yumuşak bir dille” Allâh’ın yoluna çağrılmasını emretmiştir.
Sözün hakkı vardır. Dilden bir çırpıda ifadeye döküldüğünde, basit bir kelime değildir artık... Korunması gereken hukuku bulunur. Hattâ hesap gününde şâhitlik edecek bir dâvâlıdır artık o... Söz dosdoğru olmalıdır; içine yalan, gıybet, iftira girmemelidir.